zeytinyağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zeytinyağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2018 Cuma

Enginarlı Pilav...

Merhabalar..

O kadar çok tarif isteyeniniz ve soranınız oldu ki yazayım artık dedim. :)

Önce, enginarı ayıklamaktan kaçmayın.. zor bir şey değil, gerçekten değil. İlk enginarımı ayıkladığımda 12 yaşındaydım. Sadece içinden çıkan kulağa kaçan denen böcekten huylanırdım. Artık ilaçlayıp durdukları için her şeyi böcek möcek te çıkmıyor..:( (bu duruma sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim)

Evet, tamam enginar elleri boyar.. kabul.. hele benim gibi açık renk tenliyseniz enginarı ayıkladıktan sonra kara kara elleriniz olabilir.. Pekii o zaman ne yapıyoruz?? elimize eldiven giyiyoruz arkadaşlar.. Bulaşık eldiveni biraz kalın geliyor bana. Ben daha ince eldivenlerden giyiyorum ama siz bilirsiniz. Ha yok, ben eldivenle iş yapamam diyenlerdenseniz peki o zaman elinizi suyunu sıktığınız limon kabuklarının içinde gezdirin.. iyice limon bütün tırnaklarınızın içine işlesin.. o zaman daha az boyuyor, işiniz bitince de aynı işlemi tekrarlarsanız o zaman da kara lekeler çıkıyor. Ben eldiven giyiyorum :)))

Efendim, gelelim enginara... Enginarı alırken başlıyor maarifet. Hani kütük gibi, kafam kadar enginarları almıyorum ben.. İstanbul tipi çanak enginarı da pek sevmem.. İzmir'in küçük çanaklı enginarına çanak enginar mumamelesi yapıyorum. Çok tatlı, çok yumuşacak ve çok lezzetli oluyor. Tamam ben de biliyorum, çanağı küçük.. iyi ya.. baby enginar yiyor gibi oluyor daha ne istiyorsunuz :))))

Hadi artık yapalım şu enginarı..

İlk önce limonlu su hazırlıyoruz. 2 tane limonu suya atıyorum. Bir yarım limonu sıkıyorum ama sıktığım limon kabuğu da suyun içinde duruyor. Çünkü suyla birlikte sıkınca biraz daha limon suyu çıkıyor ondan..




Gelelim enginara..Önce sapını kesiyorum. tam dipten de değil.. 1-2 cm bırakacak gibi.. sonra dış yapraklarını ayıklamaya başlıyorum. Yaprağın tepesinden tutup 180 derece çevirip çekiyorum. O zaman yaprağın yenebilecek kısmı değil de sert olan kısmı kopuyor. Böylece bizim çanak ta biraz daha büyük oluyor ve ben lezzetli yeri de kaybetmemiş oluyorum. 

Yaprakları içerisinde çıkan bölümün rengi açılana kadar yapıyorum. Yaprakların ortalarında bir yerlerde hafif bir içe girinti bölüm oluyor. O bölgeden kesiyorum. İçindeki tüylü kısmı kaşık marifetiyle (benim kaşıklar çok marifetli) hafif kazıyarak çıkartıyoruz. Hemen içine limon suyu sıkıyoruz. Arka bölümde sert kalmış kabuk diplerini hafifçe temizliyoruz. Ona da limon suyu sürüp suya atıyoruz. Bütün enginarlara bunu yapıyoruz. 16 enginarı ayıklamak yaklaşık 1 saatimi alıyor. Yani bir davet için bile yapsanız lütfen kendiniz ayıklayın. O pazarda gördüğünüz sular, içinde enginar beyazlatıcı diye satılan bir toz ile sulandırılmış bir su. Ne gerek var biraz daha kimyasal almaya.. 

Bir yanda taze soğanı yıkayıp ayıklıyorsunuz. 5-8 mm gibi kesiyorsunuz. Zeytinyağında hafif öldürüyorsunuz. Sonra içine enginarları ekliyorsunuz. Biraz tuz, bir fiske şeker ve enginarların üzerine kadar su koyuyorsunuz. Kaynayınca altını kısıp pişmesi için bırakıyorsunuz. 

Pilav pişireceğiniz pirinci tuz koyup sıcak su da ıslatıyorsunuz. 



 



 Eğer enginarlarınız çok taze ise biraz daha yapraklı bırakabilirsiniz..

Enginarın pişip pişmediğini çatala enginarın en sert yerinin verdiği tepkiden anlayabilirsiniz. Enginarlar pişince, enginarları bir kevgirle tencereden alıyorsunuz. Tencerede kalan suyu da bir ölçeğe koyup ölçüyorsunuz. Artık o sizin pilavınızın suyu olacak. Ben haşlama usuluyle yaparım pilavı. Bire birbuçuk oranında suyu aynı tencereye (yıkamadın etmeden soğanlı zeytinyağlı tencereye) koyuyorum. Kaynayınca pirincini de ekliyorum. Tuzunu kontrol ediyorum.  Pirinç te kaynayınca altını kısıp kapağını kapatıyorum. Pilav göz göz olunca, ayırdığım enginarları da üzerine koyup normal pilavda yaptığımızı gibi kapağına kağıt koyup dinlendiriyorum. 



Servis yapmadan önce (ılık yenir) içine incecik kıyılmış dereotu ekliyorum. Dilerseniz üzerini de süsleyebilirsiniz..


İşte bu kadar.. Hadi afiyet olsun..


6 Mayıs 2012 Pazar

Pizza yapıyoruz... hem de tam buğday unuyla...

İnanılacak gibi olmayan haftalar geçiriyoruz.. Bir türlü bloga birşeyler yazamadım, çünkü yazacak şeyler yapamadım :( Umarım artık daha iyi olacağız.. Ailecek...

Bugün evden çıkamadığımız bir gündü.. Kendimize ödül olarak pizza yapalım dedik. Ama glisemik indeksi düşük olsun diye tam buğday unuyla yaptık..

Geçen haftadan aldığımız enginarlarımız ölmek üzereydi, onları da pizzada kullanayım dedim..

Hemen alışverişe gidip (evin önü Migros, pek şanslıyım :)) ) malzeme eksiklerimi tamamladım.

Gelelim gerekli malzemelere;
  • tam buğday unu,
  • yaş maya
  • tuz
  • toz şeker
  • zeytinyağı
  • domates püresi (yazın kendisi de olur :)) )
değişebilen malzemelerse;
  • enginar
  • çeçil peyniri
  • mozzarella
  • pınar tost peyniri
  • cherry domates
  • taze soğan
  • kekik
  • hindi göğüs füme
  • beyaz şarap
Nasıl yapacağız?

Unu tezgahınızın üzerine tepeleme koyuyorsunuz, ortasını bir yuva yapıyorsunuz. Yuvanın içine mayayı ufalıyorsunuz ( 1 kilo una 1 paket (48 gr kadar) maya hesabıyla), mayanın üzerine beslenmesi için toz şeker ilave ediyorsunuz. 1 tatlı kaşığı yeterli. Tuzu unun üzerine koyuyorsunuz. Zeytinyağını da mayanın üzerine ekliyorsunuz. Zeytinyağı 2 çorba kaşığı kadar. Ama mutlaka sızma olacak. Oda sıcaklığındaki şaraptan biraz ekleyip karıştırmaya başlıyorsunuz. Parmaklar iş başında...:)  daha sonra unu teninizin ısısındaki suyu ekleyerek yoğurmaya devam ediyorsunuz. Pürüzsüz, kulak memesi kıvamında bir hamur yapınca ağzı kapalı, rüzgar almayan bir köşeye koyuyor ve hamur iki katına çıkana kadar bekliyorsunuz.
Un, maya, zeytinyağı, birazcık şeker, unun üzerinde tuz..
İşte hamurunuz böyle pürüzsüz olacak..

Böyle de iki katına büyüyecek.. Bizimki biraz fazla bile büyüdü..:) kapağı ittirmiş..:))


Tepsinizi zeytinyağı ile yağlıyorsunuz, ama bolca... üzerine hamurunuzu açıyorsunuz. 3-5 mm kalınlığında açılmış hamur pek güzel oluyor. Hamurun üzerine yine zeytinyağı ile karıştırılmış domates püresini sürüyorsunuz. Daha önceden 200 derecede ısıttığınız fırına tepsinizi koyup yaklaşık 15 dakika pişiriyorsunuz. Altı kızarmaya başladığı zaman fırından çıkartıp üzerini dilediğiniz gibi dolduruyorsunuz. Son bir 5-6 dakika daha bekledikten sonra muhteşem pizzanız yemeğe hazır.. Kalan beyaz şarap ta yanına pek yakışıyor söylemek gibi olmasın..



Fırındaki üzeri domates soslu hamurumuz..
Üzerine koyacaklarımızı hazırladık..

Pizzanın yarısını domatesli yarısını soğanlı yaptık. Üç ayrı peyniri üç farklı bölgeye yerleştirdik..


Pişti, kestik hatta yedik bile..:)))


Herkeslere afiyet olsun..