Merhaba,
Bir garip günlerden geçiyoruz.. Hepimiz evlerde kapalıyız. Ben her sabah maske, eldiven önlemlerimi alarak atelyeye geliyorum. Çünkü burada daha çok yiyecek var dermişim :))) Öyle değil ama burada daha çok yapacak iş var. Evin mutfağının yarısını da buraya taşıdığım için burada yaşamak biraz daha keyifli. Akşamları el ayak çekilince yine gidiyorum eve usul usul. Kedi bebeler (çok değil korkmayın iki tane) beni bekliyorlar.
Yıllar önce de İstanbul'daki yoğun tempomdan İzmir'e taşındığımda (o zaman evliydim, eşimin işi nedeniyle gelmiştik) üç ay kadar iş bulamamış, hayatımda yapmadığım bütün yemekleri yapmaya başlamıştım. Eşimin bütün bekar arkadaşlarını çağırıp yemek yediriyordum. Bir gün evde 7 çeşit yemek olduğunu bilirim. Onu da deneyeyim bunu da deneyeyim derken ev restorana dönmüş.. Hemen gençleri çağırdık, yedik bitti.. (o gençler şimdi Profesör oldular. Biri Üroloji diğeri de Çocuk Cerrahı) Yine öyle denemeli yanılmalı günlerdeyim..:))
Bu gün bir yemek yaptım onu yarın paylaşacağım. Bu paylaşım Sayın Ali Nazik'in..
Bilen bilir, ben çok uğraşmalı yemek sevmem.. Ali Nazik'i nasıl pratik yaparım dedim. Kuşbaşı yoktu, kıyma vardı, ondan da olur dedim.. Yaptım oldu.. Size de tarifini vereyim de Ali Nazik ten korkmayın dedim.
Geçenlerde yarım kilo dana az yağlı kıyma alıp üçe bölmüştüm. Sonra da gıda torbalarına koyup incecik yassıltıp derin dondurucuda dondurmuştum.
Bir soğanı incecik doğradım. Tavaya biraz zeytinyağı koydum. Soğanları az biraz kavurdum. İçine biraz çözülmesini beklediğim kıymayı ekledim. Güzelce kavurdum. Kavrulduktan sonra içine biraz (bir yemek kaşığı) acı olmayan biber salçası, yarım çay bardağı su, tuz, karabiber, kekik ve bir kaşık ta tereyağı ekledim. Karıştırarak bütün bu tatların karışmasını sağladım. Bu arada daha önce közleyip derin dondurucuya koyduğum közlenmiş patlıcanları çıkardım. Mikro dalgada çözdürdüm. Güzelce küçük küçük doğradım, sonra tahta kaşıkla ezdim. Bu noktada sarımsak koyabilirsiniz. Ben koymadım. Süzme yoğurt yoktu. Yoğurdumu tel süzgece koyup süzdürdüm, 15 dakika kadar. Süzülmüş yoğurtla patlıcanı karıştırdım. Miktar keyfe keder. Kıymanızın sıcak olduğundan emin olun. Yoğurtlu patlıcanınızı da ya bir sahanda ya da mikro dalgada hafif ısıtın. Ben tabağımı da mikro dalga fırında ısıttım. Yoğurtlu patlıcan ile kıymama yatak hazırlayıp üzerine de kıymayı serdim :) üzerini de maydanoz ile süsleyip afiyetle yedim.
Size de afiyet olsun.. (görseli yükleyemiyorum, instagram hesabımdan bakarsanız memnun olurum. https://www.instagram.com/p/B-cTtAlJJ2K/ )
ipeksi tatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ipeksi tatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Nisan 2020 Perşembe
Sıra kebaplara geldi :))))
Etiketler:
ali nazik,
alsancak,
ipeksi tatlar,
ipeksitatlar,
izmir,
kebab,
kebap,
kolay kebap,
kolay yemek,
lezzetli yemek,
patlıcan,
tat atelyesi,
yemek aşkı,
yemek keyfi,
yoğurtlu patlıcan
1 Nisan 2020 Çarşamba
Keşküüll...
Merhabalar,
Evlere kapandığımız şu günlerde hepimiz mutfak keyfini yeniden keşfettik.. (Ben zaten mutfaktaydım ama şimdi çoğunluk mutfakta :)))) )
Sürekli evde olunca ne yapalım ne yiyelim soruları can sıkıntımızın başladığının belirtileri olarak ortaya çıkmaya başlıyor değil mi?
İşte bu keşkülün hikayesi böyle başlamadı..:)))) Dolapta süt vardı, taze midir değil midir bilemedim. Açıktı, Karya'dan kalmış. Yani Karya açmış böylece ben açılma zamanını bilemedim. Karya da Korona izninde.. Yok yok merak etmeyin hasta değil. Hasta olmasın diye evinde.. Neyse, efendim uzatmayayım. Sütü kaynatıverdim. Peki, kaynamış süt ne olacak.. eyvah en büyük soru bu.. Çünkü bende laktoz hassasiyeti var ve süt içemiyorum. Süt ürünleri tüketebiliyorum ama sütü doğrudan içemiyorum.
En sevdiğim sütlü tatlı olan keşkül yapmaya karar verdim. Bademi zaten severim.. Tatlıyı da zaten seviyorum. Ee daha ne olsun.. Daha önce de @ardanınmutfağından tarifler denemiştim. Hemen baktım.
Gelelim tarife;
1 litre süt
1 su bardağı şeker (ben birazcık daha az koydum)
2 yumurta sarısı (Ardanın tarifinde 1 yumurta sarısı diyor. )
1 su bardağı toz badem
1 su bardağı iri doğranmış badem (bu da benden..)
1 paket vanilya diyor Arda. Tabii ki ben paket vanilin filan kullanmadım. Vanilyanız yoksa hiç bir şey koymayın. Vanilin kimyasal bir ürün bildiğiniz üzere..
2 yemek kaşığı nişasta
3 yemek kaşığı su
Yapılışı cidden kolay, korkmayın;
Sütü, şekeri, yumurta sarılarını ve toz bademi tencereyi ateşe koymadan önce karıştırıyoruz. Sonra da ateşe koyup karıştırmaya devam ediyoruz. Süt kaynamaya başlayınca içine suyun içerisinde erittiğimiz nişastayı ekliyoruz. Karıştırmaya devam.. Kim korkar karıştırmaktan..:)) değil mi?? Kas yapar kas..:))) Altını biraz kısın ve boza kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Oldu bu dediğiniz noktada içine bütün bademden kıyılmış bademleri ekleyin ve bekleyin iki tikirdasın. Ateşi kapatın ve kaselere bademlerin eşit dağıldığına dikkat ederek boşaltın. Soğuyuncaya kadar üzeri açık beklesin, sonra üstlerini strech film ile kapatıp buzdolabına koyun. Ertesi gün tüketmenizi, tüketmeden önce de üzerine bademlerle süslemenizi öneririm. (Pişirdiğim gün de yedim, biraz daha sulu oluyor.. ama ılık ılık lezzet efsane... )
Haydi afiyet olsun...
Evlere kapandığımız şu günlerde hepimiz mutfak keyfini yeniden keşfettik.. (Ben zaten mutfaktaydım ama şimdi çoğunluk mutfakta :)))) )
Sürekli evde olunca ne yapalım ne yiyelim soruları can sıkıntımızın başladığının belirtileri olarak ortaya çıkmaya başlıyor değil mi?
İşte bu keşkülün hikayesi böyle başlamadı..:)))) Dolapta süt vardı, taze midir değil midir bilemedim. Açıktı, Karya'dan kalmış. Yani Karya açmış böylece ben açılma zamanını bilemedim. Karya da Korona izninde.. Yok yok merak etmeyin hasta değil. Hasta olmasın diye evinde.. Neyse, efendim uzatmayayım. Sütü kaynatıverdim. Peki, kaynamış süt ne olacak.. eyvah en büyük soru bu.. Çünkü bende laktoz hassasiyeti var ve süt içemiyorum. Süt ürünleri tüketebiliyorum ama sütü doğrudan içemiyorum.
En sevdiğim sütlü tatlı olan keşkül yapmaya karar verdim. Bademi zaten severim.. Tatlıyı da zaten seviyorum. Ee daha ne olsun.. Daha önce de @ardanınmutfağından tarifler denemiştim. Hemen baktım.
Gelelim tarife;
1 litre süt
1 su bardağı şeker (ben birazcık daha az koydum)
2 yumurta sarısı (Ardanın tarifinde 1 yumurta sarısı diyor. )
1 su bardağı toz badem
1 su bardağı iri doğranmış badem (bu da benden..)
1 paket vanilya diyor Arda. Tabii ki ben paket vanilin filan kullanmadım. Vanilyanız yoksa hiç bir şey koymayın. Vanilin kimyasal bir ürün bildiğiniz üzere..
2 yemek kaşığı nişasta
3 yemek kaşığı su
Yapılışı cidden kolay, korkmayın;
Sütü, şekeri, yumurta sarılarını ve toz bademi tencereyi ateşe koymadan önce karıştırıyoruz. Sonra da ateşe koyup karıştırmaya devam ediyoruz. Süt kaynamaya başlayınca içine suyun içerisinde erittiğimiz nişastayı ekliyoruz. Karıştırmaya devam.. Kim korkar karıştırmaktan..:)) değil mi?? Kas yapar kas..:))) Altını biraz kısın ve boza kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Oldu bu dediğiniz noktada içine bütün bademden kıyılmış bademleri ekleyin ve bekleyin iki tikirdasın. Ateşi kapatın ve kaselere bademlerin eşit dağıldığına dikkat ederek boşaltın. Soğuyuncaya kadar üzeri açık beklesin, sonra üstlerini strech film ile kapatıp buzdolabına koyun. Ertesi gün tüketmenizi, tüketmeden önce de üzerine bademlerle süslemenizi öneririm. (Pişirdiğim gün de yedim, biraz daha sulu oluyor.. ama ılık ılık lezzet efsane... )
Haydi afiyet olsun...
Etiketler:
alsancak,
ardanın mutfağı,
badem,
datça,
evde tatlı,
ipeksi tatlar,
ipeksitatlar,
izmir,
keşkül,
sütlü tatlı,
tatatelyesi,
tatlı
21 Ekim 2019 Pazartesi
Taktın diyeceksiniz.. evet taktım.. konumuz glikoz şurubu ve mış gibi yiyecekler..
Merhabalar..
Öncelikle bir ricam var.. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, yani hafif kırıklığınız varsa, boğazınız ağrıyorsa, sesiniz çıkmıyorsa başka insanların yanında çok kalmayın, onlarla tokalaşmayın, onlara sarılıp öpmeyin.. Hadi daldınız öptünüz.. o insanlara söyleyin de önlem alsınlar..
Kısacası, öpüldüm ve hastayım.. Çarşambadan beri sesim kısık, cumartesi iyice gitti.. peşinden bir hapşuruk tıksırık.. Bütün bir pazar evde yattım.. Beni öpeni öpesim var bu halimle :))) Pazartesi sabahı yani bu sabah kalktım.. Gevşek davranayım, öğleden sonra işe gideyim dedim ve televizyonda nasıl yapılır programlarından birine denk gelince karşısında kahvaltımı yapayım dedim.
Ne yapıyorlarmış, vişne şekerlemeli, bademli tartolet. Adı başka birşey. Marka adı gibi olmuş. Söylemeyeyim.
Önce dev bir margarini karıştırma kabına koydular, sonra un, su, kabartma tozu ve tuz. Başka bir yerde. Eriklerle frambuazlardan reçel yapmışlar. Nasıl yaptıklarını göremedik. Bu hamur yoğruldu, alüminyum (evet alüminyumdan tartolet kabı) kapların içerisine birer parça kondu. Sonra başka bir makina bunları bastırdı. Şekil verdi. Kenarları tırtıklı filan oldu.. Albenisi arttı. Sonra başka bir makina her bir tartoletin içerisine 5 gr. reçel koydu. İnanılmaz bir teknoloji. Binlerce tartoleti bir bakışta görüyorsunuz. Sonra bunlar 38 metrelik bir fırında önce (18 de 38 mi duydum acaba?) 195 derecede sonra 210 derecede sonra yine 195 derecede 9 dakika piştiler. Sonra da kademeli olarak soğudular. Sonra soğutma tüneline girdiler.
Bu arada bir adam, başka bir yerde litrelerce glikoz şurubunu bir yoğurma teknesine döktü. Sonra içine daha önce hazırlanmış, marshmallow kıvamına getirilmiş (onun da hazırlanmasını görmedik) yumurta beyazı ve şekeri koydu. Dikkat, hem glikoz şurubu hem şeker... sonra içerisine 2 kilo badem unu koydular. Ooo dedim.. lafım yarım kaldı. Bademin iki - üç katı kadar hindistan cevizi koydular.. Adam sordu, bunu niye koyuyorsunuz diye. Usta dedi ki "hindistan cevizinin dokusu bademe benziyor!!!!!!" üzerine de bir koca şişe badem aroması koydular ve karıştırdılar.. Sonuçta, badem gibi kokan biraz bademli bolca hindistan cevizli tartolet dolguları hazıırr..
Bunlar da gerçekten müthiş bir teknoloji ile o tartoletlerle buluştu ve içlerine 7 gr galiba dolduruldu. Sonra da fırına girdiler.. Çıktıklarında hem soğusunlar hem de üzerleri kabuk bağlasın diye bütün fabrikanın üzerindeki (tavan da gidiyorlardı) bantlarda vişnelerin konacağı yere geldiler. Orada da bir sürü kadın üzerlerine vişneleri koydu. Sonra da hepsi hoop pakete, oradan kutulara ve paletlere.. Ustelik başlaması ve bitmesi 3 saat 58 dakika süren bir işlemde 6500 adet tartolet yapıldı. Teknolojinin gözünün yağını yiyeyim..
Eee ne var bunda diyeceksiniz değil mi? Demeyin.. Güzel bir kandırmaca var ki haklarını yemeyeyim bu yine insaflısı..
Öncelikle bütün olan biten pişirmeler vs. hepsi alüminyum bir kabın içerisinde oluyor. Yediğiniz bütün tartolete alüminyum zerrecikleri bulaşıyor. Alüminyumu vücudumuzdan atamadığımızı biliyor muydunuz? Alüminyumun beyindeki nöronların iletişimini kestiğini? Alzhemeir olma nedeni olarak gösterildiğini?
Sonra hem şeker, hem glikoz şurubu kullanarak sizi şekerle bağımlı hale getiriyorlar. Glikoz şurubunun sakıncalarını lütfen okuyunuz. Bir gün ben de yazıcam. Topladığım bilgileri paylaşacağım.
Bir de ortada -mış gibi duran malzeme kullanımı var. Bademmiş gibi kullanılan hindistan cevizi. Aromayı basarsın kimse anlamaz. Niye böyle yapılıyor? Çünkü bademin güncel fiyatı 85 tl iken hindistan cevizinin fiyatı 15 tl. Maliyet azaltmak için..
Evet taktım. Bişiymiş gibi gözüküp o şey olmayanlara, inceden inceye bizi şekere boğanlara..
Etiket okuyun noolur..
Sevgiyle, sağlıkla kalın..
Öncelikle bir ricam var.. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, yani hafif kırıklığınız varsa, boğazınız ağrıyorsa, sesiniz çıkmıyorsa başka insanların yanında çok kalmayın, onlarla tokalaşmayın, onlara sarılıp öpmeyin.. Hadi daldınız öptünüz.. o insanlara söyleyin de önlem alsınlar..
Kısacası, öpüldüm ve hastayım.. Çarşambadan beri sesim kısık, cumartesi iyice gitti.. peşinden bir hapşuruk tıksırık.. Bütün bir pazar evde yattım.. Beni öpeni öpesim var bu halimle :))) Pazartesi sabahı yani bu sabah kalktım.. Gevşek davranayım, öğleden sonra işe gideyim dedim ve televizyonda nasıl yapılır programlarından birine denk gelince karşısında kahvaltımı yapayım dedim.
Ne yapıyorlarmış, vişne şekerlemeli, bademli tartolet. Adı başka birşey. Marka adı gibi olmuş. Söylemeyeyim.
Önce dev bir margarini karıştırma kabına koydular, sonra un, su, kabartma tozu ve tuz. Başka bir yerde. Eriklerle frambuazlardan reçel yapmışlar. Nasıl yaptıklarını göremedik. Bu hamur yoğruldu, alüminyum (evet alüminyumdan tartolet kabı) kapların içerisine birer parça kondu. Sonra başka bir makina bunları bastırdı. Şekil verdi. Kenarları tırtıklı filan oldu.. Albenisi arttı. Sonra başka bir makina her bir tartoletin içerisine 5 gr. reçel koydu. İnanılmaz bir teknoloji. Binlerce tartoleti bir bakışta görüyorsunuz. Sonra bunlar 38 metrelik bir fırında önce (18 de 38 mi duydum acaba?) 195 derecede sonra 210 derecede sonra yine 195 derecede 9 dakika piştiler. Sonra da kademeli olarak soğudular. Sonra soğutma tüneline girdiler.
Bu arada bir adam, başka bir yerde litrelerce glikoz şurubunu bir yoğurma teknesine döktü. Sonra içine daha önce hazırlanmış, marshmallow kıvamına getirilmiş (onun da hazırlanmasını görmedik) yumurta beyazı ve şekeri koydu. Dikkat, hem glikoz şurubu hem şeker... sonra içerisine 2 kilo badem unu koydular. Ooo dedim.. lafım yarım kaldı. Bademin iki - üç katı kadar hindistan cevizi koydular.. Adam sordu, bunu niye koyuyorsunuz diye. Usta dedi ki "hindistan cevizinin dokusu bademe benziyor!!!!!!" üzerine de bir koca şişe badem aroması koydular ve karıştırdılar.. Sonuçta, badem gibi kokan biraz bademli bolca hindistan cevizli tartolet dolguları hazıırr..
Bunlar da gerçekten müthiş bir teknoloji ile o tartoletlerle buluştu ve içlerine 7 gr galiba dolduruldu. Sonra da fırına girdiler.. Çıktıklarında hem soğusunlar hem de üzerleri kabuk bağlasın diye bütün fabrikanın üzerindeki (tavan da gidiyorlardı) bantlarda vişnelerin konacağı yere geldiler. Orada da bir sürü kadın üzerlerine vişneleri koydu. Sonra da hepsi hoop pakete, oradan kutulara ve paletlere.. Ustelik başlaması ve bitmesi 3 saat 58 dakika süren bir işlemde 6500 adet tartolet yapıldı. Teknolojinin gözünün yağını yiyeyim..
Eee ne var bunda diyeceksiniz değil mi? Demeyin.. Güzel bir kandırmaca var ki haklarını yemeyeyim bu yine insaflısı..
Öncelikle bütün olan biten pişirmeler vs. hepsi alüminyum bir kabın içerisinde oluyor. Yediğiniz bütün tartolete alüminyum zerrecikleri bulaşıyor. Alüminyumu vücudumuzdan atamadığımızı biliyor muydunuz? Alüminyumun beyindeki nöronların iletişimini kestiğini? Alzhemeir olma nedeni olarak gösterildiğini?
Sonra hem şeker, hem glikoz şurubu kullanarak sizi şekerle bağımlı hale getiriyorlar. Glikoz şurubunun sakıncalarını lütfen okuyunuz. Bir gün ben de yazıcam. Topladığım bilgileri paylaşacağım.
Bir de ortada -mış gibi duran malzeme kullanımı var. Bademmiş gibi kullanılan hindistan cevizi. Aromayı basarsın kimse anlamaz. Niye böyle yapılıyor? Çünkü bademin güncel fiyatı 85 tl iken hindistan cevizinin fiyatı 15 tl. Maliyet azaltmak için..
Evet taktım. Bişiymiş gibi gözüküp o şey olmayanlara, inceden inceye bizi şekere boğanlara..
Etiket okuyun noolur..
Sevgiyle, sağlıkla kalın..
29 Ağustos 2019 Perşembe
Nerelerde İpeksi Tatlar'ı görmek istersiniz?
Merhabalaarrr...
Yeni bir şey daha yapıyoruz. Durmak yoook.. :)))
Artık ürünlerimizi minik minik paketliyoruz ve sizin ulaşabileceğiniz yerlerde satmaya başlıyoruz. Örneğin, Alsancak'ta Sultan Veli Organik'te İpeksi Tatların şu anda unsuz yağsız badem kurabiyesi ve siyes unuyla yapılmış şekersiz keçiboynuzlu kurabiyesi var.
Ekşi maya siyes veya karışık unlu ekmek te sipariş verebiliyorsunuz. Hatta ekşi maya da sipariş verebiliyorsunuz. Kendim yaptım, adını koydum diye demiyorum pek güzel bir maya oldu Leyla..:))
Şimdi, sizden bir ricam var. Bulunduğunuz yerlerde bizim ürünlerimizi satabileceğini düşündüğünüz, satmasını istediğiniz, cafe, şarküteri, butik mekanlar var ise bana haber verir misiniz?
Yapacağımız ürünler bu kadar değil. Okullar açılır açılmaz biz de açılacağız :))))
Görüşmek üzere..
Sevgiyle..
Yeni bir şey daha yapıyoruz. Durmak yoook.. :)))
| Unsuz, yağsız badem kurabiyesi.. |
| Siyes unu ve keçiboynuzu unuyla hazırlanmış şekersiz kurabiye |
| Leyla ile hazırlanmış tencerede pişirilmiş (tencereye sığmadı biraz tepesi basıldı :))) ) ekşi mayalı sarı buğday, siyes ve beyaz unlu ekmeğimiz. |
Yapacağımız ürünler bu kadar değil. Okullar açılır açılmaz biz de açılacağız :))))
Görüşmek üzere..
Sevgiyle..
27 Ağustos 2019 Salı
Gerçek Malzemeler... Mimarlıkta ve Gıdada..
Merhabalar,
Bu kez sizinle Mermerciler Odasının dergisinde yer alan yazımı paylaşmak istiyorum. Mantık aynı..
Kullandığın malzeme gerçek olacak, dost, arkadaş diye seçtiğin insan da gerçek olacak.. Yarı yolda sahte malzemeler gibi seni terk edip gitmeyecek..
Gerçekler her zaman iyidir.. Malzemesi de, olgusu da, insanı da... :)
İşte yazım...
Bu kez sizinle Mermerciler Odasının dergisinde yer alan yazımı paylaşmak istiyorum. Mantık aynı..
Kullandığın malzeme gerçek olacak, dost, arkadaş diye seçtiğin insan da gerçek olacak.. Yarı yolda sahte malzemeler gibi seni terk edip gitmeyecek..
Gerçekler her zaman iyidir.. Malzemesi de, olgusu da, insanı da... :)
İşte yazım...
Gerçek malzemeler ve –mış gibi olanlar..
M.Ö 4000 yılından beri mermer hayatımızda. İlk zamanlarda
taşıyıcı olarak bir bütün kütle olarak kullanılan mermer,yapının sütunlarında,
çatısında, duvarlarında, döşemesinde kullanılırken, geçen yıllar içerisinde ekonominin getirdiği
gerekliliklerle kaplama malzemesi olarak kullanılmaya başlandı. Günümüzde yapılarda,
cephe kaplaması, yer kaplaması, küçük yapısal elemanlar (çörten vs.), dekoratif
öğeler, tezgahlar, masa ve sehpalarda kullanılıyor.
Kişisel düşünceme göre, günümüzün büyük sorunlarından biri
de –mış gibi malzemeler kullanmak. Örneğin, ahşap gibi görünen pvc döşeme,
granit gibi, mermer gibi duran seramik, metal gibi duran ahşaplar, ahşap gibi
duran aslında bir cins plastik olan lamine malzeme. Aslında gelişen teknoloji, azalan doğal
malzeme, çoğalan nüfus bizi bu yöne yönlendiriyor. Bu verdiğimiz örnekler
aslında sadece doğal taş için değil, yediğimiz içtiğimiz gıda maddelerinden,
giydiğimiz giysilerimize kadar her konuda karşımıza çıkıyor. Çilek aromalı olup
çilekle hiç ilgisi olmayan yiyecekler, kaşmir gibi gözüken tüylü yumuşacık ama
teknoloji ile sentetik olarak üretilmiş yünler bu günlerin gerçeği. Bu yapay
dünyadan olabildiğince uzak durmaya çalışırken niçin binalarımızda yapay
malzeme kullanalım?
Doğal malzemenin
fiyatlarının arz/talep dengesi nedeniyle yüksek olması, görsel olarak bu etkiyi
vereceği düşünülen malzemeler ile yer değiştirmesine yol açıyor. Ancak, doğal
malzemenin bir mimar olarak mekanlarda veya yapılarda vermek istediğimiz etkiyi
vurguladığını, yaptığımız işe bir katma değer kattığını, tasarımımızı daha şık
ve insani gösterdiğini düşünmekteyim. Müşterilerimi daima, doğal malzemeye
yönlendirmeye çalışıyorum. Yurdumuzun bir mermer cenneti olduğu düşünüldüğünde
özellikle mermer konusunda doğal olanı tercih etmenin hem yurdumuzun
ekonomisine, hem de tasarımlarımıza değer katacağını biliyorum.
Gerçek malzemelerle tasarımın tadına varın bir daha
vaz geçemeyeceksiniz.
İpek Yatmaz, Y. Mimar – Tat’çı
YTM Mimarlık Ltd.Şti.
İpeksi Tatlar Tat Atelyesi
19 Ağustos 2019 Pazartesi
Yeni Sezon Başlıyor...
Merhabalar,
Yine çook olmuş yazmayalı. Niye böyle uzun uzun bekliyorum ki yazmak için acaba???
Bu arada neler yaptık neler...
Amerika'ya gittik sürpriz bir şekilde.. Atlanta ve Houston u gezdik.. İnsanların ve hayatın düzenliliğine, birbirine saygısına, güler yüzlülüğüne aşık oldum. Hatta toparlanıp gitsek mi dedik. Ben gidemedim ama manevi kızım gitti ve Amerika'ya yerleşti. Yolu açık şansı bol olsun..
Amerika'dan sonra biraz mimarlık işleriyle meşgul olup İpeksi Tatlar'ı azıcık ihmal etmiş olabilirim. Sonra da sıcak, sonra bir bayram, (ki yine gezdik.. :P) sonra yine sıcak, sonra yine bayram .. Neyse, mazeret arayıp durmayayım.. Yazamadım işte..
Ama şu günlerde yeni bir maceranın peşindeyim. Gerçek ekşi maya ekmek yapıyorum. Mayamızı da kendimiz yaptık.. Adı da Leyla.. İki deneyimim hüsranla sonuçlandı. Sonra kendisiyle uzuuun bir konuşma yaptım.. sonunda anlaştık. Artık onunla güzel ve mutlu ekmekler yapıyoruz.
Başka bir değişikliğimiz de yakın arkadaşım iş değişikliği yaptı ve Alsancak Talat Paşa Bulvarı 71 numara da Sultan Veli Organik Alsancak adı altında yeni bir dükkan açtı. Aklınıza organik olan, sağlıkla ilgili olan, glutenli glutensiz, şekerli şekersiz, yağlar, esanslar, baharatlar, şampuanlar, deterjanlar, kremler, ballar, çaylar herşey var. Bu konunun beni ilgilendiren tarafı da şu ki.. artık İpeksi Tatlar ürünlerini oradan sipariş verebileceksiniz, satın alabileceksiniz. Badem kurabiyelerimiz vitrinde yerini aldı bile.. Artık, siyez unu ile ekmek isterseniz sipariş vereceksiniz, bir gün sonra teslim alacaksınız. Hayatı size kolaylaştırmak için her şeyi yapıyoruz. :)) Dilerseniz, ekmeğimi ben yapıcam ama ekşi mayam yok derseniz, bizden ekşi maya da alabilirsiniz.
Çarşamba günü keçiboynuzlu kurabiye şekersiz olarak Sultan Veli Organik Alsancak'ta yerini alacak. Demedi demeyin..
Bunları yazarken yine karnım acıktı.. Ne olacak bu halim.. Bu ekmeklerin içine çikolata da çok yakışıyor.. O da aklımda...
:)))))))
Hadi gideyim de daha fazla acıkıp ortalıkta ne varsa yemeden doğru düzgün yemek yiyeyim..:))
Sipariş vermeyi unutmayın.. 532 615 1950 İyi akşamlar..
Yine çook olmuş yazmayalı. Niye böyle uzun uzun bekliyorum ki yazmak için acaba???
Bu arada neler yaptık neler...
Amerika'ya gittik sürpriz bir şekilde.. Atlanta ve Houston u gezdik.. İnsanların ve hayatın düzenliliğine, birbirine saygısına, güler yüzlülüğüne aşık oldum. Hatta toparlanıp gitsek mi dedik. Ben gidemedim ama manevi kızım gitti ve Amerika'ya yerleşti. Yolu açık şansı bol olsun..
| Gittiğim yerlerde hayvanlarla iletişime geçmesem olmaz.. Sevgili Lama kardeşle pek bir samimi oldum. |
Amerika'dan sonra biraz mimarlık işleriyle meşgul olup İpeksi Tatlar'ı azıcık ihmal etmiş olabilirim. Sonra da sıcak, sonra bir bayram, (ki yine gezdik.. :P) sonra yine sıcak, sonra yine bayram .. Neyse, mazeret arayıp durmayayım.. Yazamadım işte..
| Atlanta daki Olimpiyat halkaları ve güneşten ne çektiğini görmeyen ben.. |
| O kadar televizyonda izledik. Yemeden olmazdı.. Çok yağlı çook.. |
| Cheesecake Faktory de birer dilim cheesecake yedik ve öldük. Çok tatlı, çok yağlı.. ve tamam lezzetli.. |
| Unsuz ve yağsız badem kurabiyelerimizi Sultan Veli Organik Alsancak'tan satın alabilirsiniz. |
| Leyla ile yapılmış %20 tam buğday unlu ekmeğimiz |
| %20 tam buğday, %80 onganik beyaz un ve Leyla |
Çarşamba günü keçiboynuzlu kurabiye şekersiz olarak Sultan Veli Organik Alsancak'ta yerini alacak. Demedi demeyin..
:)))))))
Hadi gideyim de daha fazla acıkıp ortalıkta ne varsa yemeden doğru düzgün yemek yiyeyim..:))
Sipariş vermeyi unutmayın.. 532 615 1950 İyi akşamlar..
Etiketler:
atlanta,
carlos bakery,
cheesecake factory,
Çikolata,
ekmek,
ekşimaya,
glutensiz,
houston,
ipek yatmaz,
ipeksi tatlar,
mayamınadıleyla,
sourdough,
tambuğday,
tat atelyesi,
unsuz,
yağsız
12 Şubat 2019 Salı
Sevgililer günü makaronla geldi haaaanııımmmmm.....
Yine bir Sevgililer Günü geldi..
Daha önce de 14 Şubat a ait bir yazı yazmışım ve demişim ki bu aslında keşke SEVGİ GÜNÜ olsa..
Yazıp yazıp siliyorum..
Tamam anlaşıldı, silmelere devam ettiğime göre ya yazmayacağım ya da SEVİN ARKADAŞIM İNSANI, KEDİYİ, KÖPEĞİ, KUŞU, BALIĞI, ÇİÇEĞİ...
Sadece 14 Şubatta hatırlamayın sevdiklerinizi hadi hemen bir telefon açın, nasılsın deyin, seni seviyorum, özledim deyin.. Özlemediyseniz de demeyin :))
Biz bu yıl kendimizi öyle kalplere filan bulamadık. Sadece çok şık bir pasta yaptık. Üzeri ruby'li.. İçi frambuazlı ve bitter çikolatalı. Ama üzerindeki ruby havada duruyor. Pek havalı yani..
Daha önce de 14 Şubat a ait bir yazı yazmışım ve demişim ki bu aslında keşke SEVGİ GÜNÜ olsa..
Yazıp yazıp siliyorum..
Tamam anlaşıldı, silmelere devam ettiğime göre ya yazmayacağım ya da SEVİN ARKADAŞIM İNSANI, KEDİYİ, KÖPEĞİ, KUŞU, BALIĞI, ÇİÇEĞİ...
Sadece 14 Şubatta hatırlamayın sevdiklerinizi hadi hemen bir telefon açın, nasılsın deyin, seni seviyorum, özledim deyin.. Özlemediyseniz de demeyin :))
Biz bu yıl kendimizi öyle kalplere filan bulamadık. Sadece çok şık bir pasta yaptık. Üzeri ruby'li.. İçi frambuazlı ve bitter çikolatalı. Ama üzerindeki ruby havada duruyor. Pek havalı yani..
Bir de değişik bir şey yapayım dedim. Makaron yapalım dedim..
Ee biz gıda boyası kullanmıyoruz. O zaman ne li yapacağız? Gözünü seveyim kakao ve türk kahvesinin..
İç dolgusunu da bitter çikolatalı yaptık. Sonra da fotoğraflarını çektik. Birazını da yedik. İtiraf ediyorum eski makaronlarımıza benzemiyor çoook daha muhteşem olmuşlar.. Yeni tarif yeni tat.. :))
Elbette sizlerin kalpli çikolata isteklerinizi de unutmadık. Bitter çikolatadan kalpli çikolatalar yaptık. Onları dilediğiniz kalpli, kırmızılı, süslü püslü kutulara da koyduk. Sevgilinize, annenize, babanıza, eşinize, aşkınıza, kardeşinize, arkadaşınıza hediye etmek istersiniz belki diye..
Bekliyoruz..
9 Ocak 2019 Çarşamba
3-2-1 YENİ YILA GİRDİK..
Yakınlarım, başlığın ne olduğunu anlamıştır.. Bir spiker bir radyoda hadi yeni yıl için geri sayım başladı dedi. Hızlıca 3 ten geri saydı.. 3-2-1 yeni yıla girdik dedi.. İlk defa böyle bir yeni yıla giriş duydum bir daha da unutmayacağım herhalde..
Yeni yılın ilk aktiviteleri gerçekleşmeye başladı..
Mesela, yeni yıl çarşımız MEGAPLUS dergisinde haber olarak yer aldı. Mutlu ve gururluyuz. Sevgili Benan Bilek'e teşekkür ediyoruz.
Yılbaşı çarşımıza katılan dostlarımızdan toplaşabildiklerimizle bir sofra kurduk. Çok eğlendik, çok güldük, katıldığımız diğer çarşıları karşılaştırdık. Pek butik, pek güzelmişiz..
Bu pilav da Yunus Emre Akkor'dan esinlenilerek yapılmıştır. O bulgurla yapmış instagramda tarifini koymuş, elbette tarife atladım ama ben pirinç ile yaptım. Müthiş oldu. Bildiğiniz pilavı yapıyorsunuz, başka bir yerde de tereyağı ile bol badem ve rendelenmiş havucu kavuruyorsunuz. Pilavınız göz göz olunca da ikisini birleştiriyorsunuz. Gecenin tadıydı. Fazla yapmışız, çok mutlu oldum bugün yine yiyebildim. Hem badem severim, hem pilav.. Benim için piyango vurmuş gibi bir lezzet anlayacağınız.. Denemenizi öneririm.
Pilav olur da yanına tavuk olmaz mı? Bu da zencefilli, zerdeçallı, sumaklı, tatlı acı biberli, kekik ve kimyonlu ve de susamlı fırında pişmiş tavuk kalçaları..Sofrada ki yorumlar şöyleydi; biz hiç böyle tavuk yemedik. Hehehe dedim yiyemezsiniz çünkü ben uydurdum. Sadece pişme süresi biraz uzun. 2 saate yakın pişiyor. Bir cins tandır oluyor anlayacağınız. Ha evet, pişerken biraz üzerini örtüyorum sonra kaldırıyorum ki kızarsınlar. Ama lütfen, alüminyum folyo ile örtmeyin, folyoya değen buhar sıvılaşıp yemeğinize alüminyum ile birlikte geri dönüyor. Biz alüminyum folyoyu hayatımızdan çıkardık çünkü alüminyumun alzheimeri tetiklediği biliniyor. Fırın kağıdı ile kapatıyoruz üzerini.
Artık daha sık yemek tarifi vereceğim.. İster misiniz?
İyi akşamlar, sevgiyle kalın..
3-2-1 iyi akşamlar...:)))
Yeni yılın ilk aktiviteleri gerçekleşmeye başladı..
Mesela, yeni yıl çarşımız MEGAPLUS dergisinde haber olarak yer aldı. Mutlu ve gururluyuz. Sevgili Benan Bilek'e teşekkür ediyoruz.
Yılbaşı çarşımıza katılan dostlarımızdan toplaşabildiklerimizle bir sofra kurduk. Çok eğlendik, çok güldük, katıldığımız diğer çarşıları karşılaştırdık. Pek butik, pek güzelmişiz..
| Soldan sağa, Satsumania'lar, Sibel Köroğlu, Benan Bilek, Özdil Handmade, Gözde Öksüzan Atelye Mimarlık ve Kün Tasarım Soley ve ben tabii ki.. |
Bu sofrada çok eğlendik çok güldük tamam ama bu gün bir değişiklik yapacağım ve yemekleri anlatacağım.. Mesela bu mastabe, pek keyifli bir lezzettir. Sarımsaklı süzme yoğurt üzerine sapları kesilmiş çıkartılmış haşlanmış pazı, sızma zeytinyağı ve çörek otuyla servis yapılan Türk mutfağının ilk soğuk zeytinyağlısıdır. Kaynak: Emre Akkor
Arkadaki kereviz mevsiminde yenilesi sebzelerden olduğu için soframızda yer almıştır. Kaldı mı? hayır. Sanki Gözde için yapmışız. Meğer canı çekiyormuş bu aralar. Denk geldik ne güzel. Afiyet Olsun.
İyi akşamlar, sevgiyle kalın..
3-2-1 iyi akşamlar...:)))
4 Ocak 2019 Cuma
2019 geldi hoş gelsinn..
Merhabalar,
Yine Sevgili Benan Bilek söylemese bloğu yazmayalı bir ay olduğunu farketmeyecektim...
Çılgın bir aralık ayı geçirdik, çılgın ve güzel..
Neler neler yapmadık ki, kilolarca çikolata yaptık, kutuladık, süsledik, paketledik, kargoladık..
Bu arada yeniden kilolarca çikolatayı yapınca tarifleri gözden geçirdik ve yeni yeni tatlar, yeni dokularıyla tezgahta ve evlerinizde yerini aldı..
Aralık ayında en eğlenerek yaptığımız şeylerden biri Butik Yılbaşı Çarşımızdı.. Yine mükemmel ekip bir apartmanın ikinci katına 200 den fazla insanın gelmesini sağladı. Yeni dostluklar kuruldu, yeni işbirlikleri ve projeler için hazırlıklar başladı.
Önümüzdeki hafta toplaşıp yemek yiyeceğiz, yapılacak çok plan, proje var.. Çalışıyoruz.
Çarşı biter bitmez çikolata ve pasta imalatlarına devam ettik. Bu harf pastalar pek şık oluyor ve çok rağbet görüyor. Selin Hanım, arkadaşı için sürpriz pasta yaptırdı.
Yine Sevgili Benan Bilek söylemese bloğu yazmayalı bir ay olduğunu farketmeyecektim...
Çılgın bir aralık ayı geçirdik, çılgın ve güzel..
Neler neler yapmadık ki, kilolarca çikolata yaptık, kutuladık, süsledik, paketledik, kargoladık..
| Firma baskılı çikolatalarımızı da kutuladık yolladık. |
Aralık ayında en eğlenerek yaptığımız şeylerden biri Butik Yılbaşı Çarşımızdı.. Yine mükemmel ekip bir apartmanın ikinci katına 200 den fazla insanın gelmesini sağladı. Yeni dostluklar kuruldu, yeni işbirlikleri ve projeler için hazırlıklar başladı.
Önümüzdeki hafta toplaşıp yemek yiyeceğiz, yapılacak çok plan, proje var.. Çalışıyoruz.
Çarşı biter bitmez çikolata ve pasta imalatlarına devam ettik. Bu harf pastalar pek şık oluyor ve çok rağbet görüyor. Selin Hanım, arkadaşı için sürpriz pasta yaptırdı.
Pastalar, çikolatalar derken İzmirli Yemek Bloggerları arkadaşlarım yeni yıl kutlama toplantısını yine İpeksi Tatlar'da yapmayı tercih ettiler.. Kur'a da çekilen hediyelerimizi birbirimize verdik. Yine çok kahkaha attık, yedik içtik. Ayrılırken ayda bir yapalım dedik..:)) geçen yıl da demiştik bir türlü başaramamıştık bu yıl umarım başarırız.
Yemekten sonra yine çikolata yaptık tabii ki.. Bu kez yeni bir çikolata denedik. Callebaut Ruby isimli kendinden renkli bir çikolata çıkardı. Rengini çekirdeğin kabuğundan alıyormuş. Hafif ekşi, %46 kakao kütlesi olan yeni bir çikolata. Çok başarılı bulduk.
Aktivitelerimiz bize enerji kattı. Tobav da bir mini resital varmış, Sevgili Hale Gökalpsezer haydi çocuklara çikolata getirin deyince, yaptık ÇOCUKLATA'mızı koştuk gittik. Çocuklarda müziğin içlerinde yarattığı ritmi ve mutluluğu görmek, onları sağlıklı çikolata ÇOCUKLATA ile tatlandırmak bizi çok mutlu etti. İnsanın içine umut doğuyor. Bir sürü fotoğraf çektim, hiç birini bulamıyorum. Sanırım telefonun dolu hafızası bana oyun oynadı.
Bu aktivite de bizi kesmedi, Sevgili Ayfer Yavi, Alaçatı Clubbaba da kurabiye ve börek yarışmasına gelecek ve kitaplarını imzalayacaktı. Cuma gecesi Celal Bey, İpek Hanım, çikolatalarınızla gelin bekliyoruz deyince, biz yine hop hop tonton toplaş yapıp bu kez Alaçatıya gittik. Gitmişken muhteşem kitap BİR DÜNYA BÖREK'imi de Ayfer Hanım'a imzalattım. Aa şimdiden size müjdeyi vereyim. İlk bir müjdeleyeyim detaylarını da sonra başka bir yazıda anlatırım artık. 26 Ocak'ta Ayfer Yavi ile BİR DÜNYA BÖREK Kitabının hem söyleşisini yapacağız, hem börek yapacağız ve hem de siz kitaplarınızı imzalatabileceksiniz. İnanılmaz bir kitap. İçerisinde 337 tane börek tarifi ve böreklerin tarihçeleri var. Müthiş.
| Sevgili Ayfer Yavi ile.. |
Bu çarşıda da Urlalı ve Alaçatılı dostlarımızı gördük. Çok şanslıydık.
Yıl bize hala bitmemişti.. 2018 e ait son pastayı yapıp sahibine teslim edip, yeni yılı karşılamak üzere hazırlanmaya başladık..
2019 Yılının hepimize gönlümüzdekileri vermesini, dünyaya bir rahat, bir huzur vermesini, tüm canlıların acısız, karnı tok, keyifleri yerinde yaşamasını, çok aşk olmasını, çok sağlık olmasını, çok para olmasını (parasız olmuyor anladık artık bu yaşta.:( ) İSTİYORUM. Var mı itirazı olan?
Hep mutlu olun, mutlu kalın.. Hayatın tadını çıkartın..
Şimdilik hoşçakalın..
Etiketler:
2019,
ayfer yavi,
benan bilek,
bir dünya börek,
callebaut,
callebautruby,
çocuklata,
el yapımı çikolata,
figen karavaş,
handmade chocolate,
ipeksi tatlar,
pavlova,
sofra,
tat atelyesi,
yemek atölyesi
3 Aralık 2018 Pazartesi
Merhabalaar..
Yine bir yılbaşı geliyor.. Bizde bir telaş bir telaş..
Çikolatalar yapılıyor, paketleniyor, kargolanıyor.. Yeni lezzetler hala deneniyor.. Sofralar kuruluyor.. Yeni Proje işbirlikçilerimizle tarih ve yemeği birleştirip bir de üzerine masallar söylüyoruz.. Yemekler padişahlara layık.. Bunların detayları daha sonra.. Şimdi gelelim asıl konuya..
Bu yıl yine Yılbaşı Çarşısı yapıyoruz. Geçen yıl da müthiş katılımcılarımız vardı, bu yılkiler daha müthiş demeyeceğim, bu yıl ki katılımcılarımız da müthiş..
Öncelikle tarihi söyleyelim ki o tarihlerinizi boş bırakın..
Yine bir yılbaşı geliyor.. Bizde bir telaş bir telaş..
Çikolatalar yapılıyor, paketleniyor, kargolanıyor.. Yeni lezzetler hala deneniyor.. Sofralar kuruluyor.. Yeni Proje işbirlikçilerimizle tarih ve yemeği birleştirip bir de üzerine masallar söylüyoruz.. Yemekler padişahlara layık.. Bunların detayları daha sonra.. Şimdi gelelim asıl konuya..
Bu yıl yine Yılbaşı Çarşısı yapıyoruz. Geçen yıl da müthiş katılımcılarımız vardı, bu yılkiler daha müthiş demeyeceğim, bu yıl ki katılımcılarımız da müthiş..
Öncelikle tarihi söyleyelim ki o tarihlerinizi boş bırakın..
14-15 Aralık Cuma ve Cumartesi günü
Saat 12,00 - 20,00 arası yapacağız.
Çarşımızda kimler olacak?
Alfabe sırasıyla gidiyorum..
Benan Bilek, geçen yıl ani çıkan bir şehir dışı programla katılamamıştı, bu yıl bizimle.. kasnak ve elekleriyle.. Bu arada şu günlerde İzmir Sanat'ta TÜRGÖK adına düzenlenmiş bir sergileri var.. sanıyorum kırk küsur kadın, elli küsur eleğe yaptığı işlerle brail alfabesiyle basılacak kitaplara katkı olsun diye eleklerini sergileyip satıyorlar.. Müthiş bir emek sakın kaçırmayın.. Yaşam Elekleri serginin adı..
Dara Handmade Accessories kendi tasarladığı takılarıyla gençlerin tüm modaya uygun takı ihtiyaçlarını gidermek üzere bizimle..
İpeksi Tatlar olarak sizlere değişik çikolatalar, kekler, pavlova, cheesecake, beze, çay, kahve, atıştırmalık sandwich, tek tabaklık menü yemeklerle sizlerleyiz..
Küçük Mavi Kare Seramik, kendi tasarımı olan seramikleriyle katılıyor..
Kün Tasarım da yine tasarladığı seramik objelerle bizimle..
Longa Likörleri, Eren arkadaşımız kendi yaptığı likörlerle bizlerle. Geçen yıl da gün sonu ikramlıklarıyla pek keyiflenmiştik..
Özdil Handmade el işi göz nuru son moda çantalarıyla bizimle..
Satsumania, Karaburun'un eşsiz mandalinasını ayağımıza getiriyor.. Hem kurusunu hem tazesini.. Yerseniz grip olmazsınız.. Benden söylemesi.. Ben yemedim grip oldum, geçmiyor bir türlü..
Sibel Köroğlu, yaratıcılığın son noktalarında.. aklınıza gelmeyen nesnelerden aklınıza gelmeyen şeyler üretiyor. Tam hediyelik..
Violet Design, evimizi yılbaşına hazırlamamıza yardım edecek kapı süsleri, küçük yılbaşılık hediyelikler hazırlayacaklar..
Yeşim Yucal, her zaman ki ince düşünülmüş objeleriyle bizlerle.. Takılar, dekoratif objeler..
Zizi Bilezikleri, zaten ayrı bir heyecan. Efendim bu bilezikler Almanya da bir delikanlının piyano eğitiminin devamını sağlıyor. Her bir bilezik gerçek zeytin çekirdeklerinden ve doğal taşlardan yapılıyor. Biz zeytin çekirdeği toplamaktan sıkıldık, Hale bilezik yapmaktan sıkılmadı.. Çok şıklar ve çok modalar..
Bu kadar özel tasarlanmış ürünü bir arada bulacağınız başka bir adres biliyor musunuz? Bence yok.. Haydi herkesi bekliyoruz..
Sevgiyle, sağlıkla kalın..
Etiketler:
benan bilek,
dara handmade accessories,
ipeksi tatlar,
küçük mavi kare seramik,
kün tasarım,
longa likörleri,
özdil handmade,
satsumania,
sibel köroğlu,
violet design,
yeşim yucal,
zizi bilezikleri
28 Ağustos 2018 Salı
Giden yaz, gelen sonbahar...
Merhabalar,
En son blogu mayısın başında yazmışım.. Koca bir yaz geçmiş.. (daha bitmedi tamam biliyorum.. ben de daha tatil yapacağım.. Datça, bekle bizi geleceğiz..) Yazı nasıl geçirdik neler yaptık.. Öncelikle tatil yapmadık.. Sadece bir hafta sonu kapattık, cumartesileri bile açıktık. Sağolsun, pasta ve çikolata sever dost ve müşterilerimiz kapatmamıza izin vermediler..
Öncelikle, mayısın başında sevgili çiçek ustası Ayşem Öztürk'ten buttercream eğitimi aldım. Muhteşem kadın, muhteşem bir eğitmen.. Bilgisini tam paylaşıyor.. Benim için çok önemlidir. Bilgi paylaşmayacaksa birisi eğitim vermemeli bence..
İlkokul arkadaşlarımızla birbirimizi bulmamızı, yapı fuarını ziyaret etmemizi söylemiyorum..:)
Anneler gününde Annem, ablam, yeğenim ve onun kızı ile 4 nesil bir araya geldik.. En büyüğümüz ve en küçüğümüzün bakıcılarıyla birlikte güzel bir gün geçirdik. Sare, ninesinin kucağında Alsancak'ta dolaştığı için çok mutlu oldu..:) 4 nesil pek eğlendik pek güldük.. Sağlıkla daim olsun..
Kocaman sofralar kurduk.. Dostlar bir araya geldik.. Eğitimler aldık.. İzev'in fotoğraf sergisini gezdik, emekleri zayi olmasın istedik, diledik.. Belli sayıda youtube'tan beğeni alırlarsa kazandıkları parayla kendilerine eğitim merkezi yapacaklar.. Siz de beğenmek, takip etmek, yaptıkları işi takdir etmek isterseniz (istemeseniz de edeceksiniz, müthişler.. Roger Waters bile takdir etmiş..) işte linki; https://www.youtube.com/watch?v=3dnzLM_N-2Q tıklayamazsanız, youtube ta izev yazın hemen çıkıyor..
Bir sürü çikolata, pasta yaptık, bir çok sofra kurduk, sürpriz konuklarımızı ağırladık, yemekler yarattık.. (uydurduk fazla basit olacaktı :) )
4 yıldır birlikte çalıştığımız Derya'nın yakışıklısı Aslan sağlıkla dünyaya geldi.. Bize de yeni ekip arkadaşları katıldı..
Bayramlarda azıcık tatil yaptık, kafamızı dağıttık. İki evin dekorasyonunu bitirdik. Bir evi, yaşayanların isteklerine göre tasarladık, çizdik.. Belli mi olur, belki inşaatını da yaparız..
Mitingler yapıldı, seçimler yapıldı, devaluasyonlar yapıldı.. Göğsümüze öküzler oturdu. Dostlarla birlikte öküzleri kovaladık.
Önümüzde bir sonbahar ve kış var.. Esas, artık bundan sonra ne yapacağımız önemli..
Planlarımız arasındakiler;
. Çikolata / Pasta tadım günü
. Blogger toplantısı
. Gençlere mutfağı sevdirecek yemek workshopları.. (mutfaktan kaçılmaz, içinden çıkılmaz..)
. Çikolata yapmayı öğreteceğiz
. Ekmekler yapacağız
. Yine size sofralar kuracağız
. Konuklarınızı ağırlarken hazırlayabileceğiniz ikramlıkların eğitimlerini vereceğiz..
Başka yapmamızı istediğiniz birşey var mı, bizim aklımıza gelmeyen??
Biraz daha düşünelim belki gelir..
Sevgi ve sağlıkla kalın..
En son blogu mayısın başında yazmışım.. Koca bir yaz geçmiş.. (daha bitmedi tamam biliyorum.. ben de daha tatil yapacağım.. Datça, bekle bizi geleceğiz..) Yazı nasıl geçirdik neler yaptık.. Öncelikle tatil yapmadık.. Sadece bir hafta sonu kapattık, cumartesileri bile açıktık. Sağolsun, pasta ve çikolata sever dost ve müşterilerimiz kapatmamıza izin vermediler..
Öncelikle, mayısın başında sevgili çiçek ustası Ayşem Öztürk'ten buttercream eğitimi aldım. Muhteşem kadın, muhteşem bir eğitmen.. Bilgisini tam paylaşıyor.. Benim için çok önemlidir. Bilgi paylaşmayacaksa birisi eğitim vermemeli bence..
İlkokul arkadaşlarımızla birbirimizi bulmamızı, yapı fuarını ziyaret etmemizi söylemiyorum..:)
Anneler gününde Annem, ablam, yeğenim ve onun kızı ile 4 nesil bir araya geldik.. En büyüğümüz ve en küçüğümüzün bakıcılarıyla birlikte güzel bir gün geçirdik. Sare, ninesinin kucağında Alsancak'ta dolaştığı için çok mutlu oldu..:) 4 nesil pek eğlendik pek güldük.. Sağlıkla daim olsun..
Kocaman sofralar kurduk.. Dostlar bir araya geldik.. Eğitimler aldık.. İzev'in fotoğraf sergisini gezdik, emekleri zayi olmasın istedik, diledik.. Belli sayıda youtube'tan beğeni alırlarsa kazandıkları parayla kendilerine eğitim merkezi yapacaklar.. Siz de beğenmek, takip etmek, yaptıkları işi takdir etmek isterseniz (istemeseniz de edeceksiniz, müthişler.. Roger Waters bile takdir etmiş..) işte linki; https://www.youtube.com/watch?v=3dnzLM_N-2Q tıklayamazsanız, youtube ta izev yazın hemen çıkıyor..
| Sevgili Eylül'e güle güle partisi verdik. |
| Yaz sofrası dediğin kırmızı yeşil olur. |
| Patlıcanı kırmızı biberle karıştırdık.. |
Bir sürü çikolata, pasta yaptık, bir çok sofra kurduk, sürpriz konuklarımızı ağırladık, yemekler yarattık.. (uydurduk fazla basit olacaktı :) )
| Girit kabağı sadece domates ve maydanozla.. |
| Yaz olur da taze fasulye yenmez mi? |
Bayramlarda azıcık tatil yaptık, kafamızı dağıttık. İki evin dekorasyonunu bitirdik. Bir evi, yaşayanların isteklerine göre tasarladık, çizdik.. Belli mi olur, belki inşaatını da yaparız..
Mitingler yapıldı, seçimler yapıldı, devaluasyonlar yapıldı.. Göğsümüze öküzler oturdu. Dostlarla birlikte öküzleri kovaladık.
Önümüzde bir sonbahar ve kış var.. Esas, artık bundan sonra ne yapacağımız önemli..
Planlarımız arasındakiler;
. Çikolata / Pasta tadım günü
. Blogger toplantısı
. Gençlere mutfağı sevdirecek yemek workshopları.. (mutfaktan kaçılmaz, içinden çıkılmaz..)
. Çikolata yapmayı öğreteceğiz
. Ekmekler yapacağız
. Yine size sofralar kuracağız
. Konuklarınızı ağırlarken hazırlayabileceğiniz ikramlıkların eğitimlerini vereceğiz..
Başka yapmamızı istediğiniz birşey var mı, bizim aklımıza gelmeyen??
Biraz daha düşünelim belki gelir..
Sevgi ve sağlıkla kalın..
Etiketler:
alsancak,
ayşemöztürkcake,
Çikolata,
çikolata kursu,
davet,
ekmek kursu,
ipeksi tatlar,
ipeksitatlar,
izev,
izmir,
tat atelyesi,
tat atölyesi,
workshop,
yemek,
yemekkursu
2 Mayıs 2018 Çarşamba
Mevsim sebzelerine devam...Sırada domatesli bezelye var..
| sadece rengi için bile yerim..:) |
Enginarlı pilav üzerine şu günlerde bolca bulabildiğimiz bezelyeye de bir pişirme alternatifi getireyim dedim. Niyeyse bezelye genelllikle yeşil olarak yediğimiz bir sebzedir. Ne demek istedim, yani soğan, maydanoz, dereotu vs.. içerisine koysak koysak havuç koyarız o da bezelyeden garnitür yapmak istersek...
Ben bugün dedim ki.. ben bu bezelyeye domates koyayım.. Pek severim domatesli bezelyeyi..
Üstelik yapımı inanılmaz kolay.. Vereceğim tarif yarım kilo ayıklanmış bezelye için.
3-4 tane yeşil soğan,
4 tane domates doğranmış (dedim ya renk seviyorum diye o yüzden rendelemiyorum)
yarım kilo ayıklanmış bezelye (ayıklanmış aldım tazecikti.. )
| tazecik... |
bir kesme şeker
bir kaşık tuz (kaşığın boyutu, tipi, kullandığınız tuzun cinsine, sizin damak tadınıza ve sağlığınıza göre değişir :) )
biraz da sıcak su.. yaklaşık yarım litre...
üzerine koymak için isterseniz biraz dereotu ve/veya maydanoz ...
Tüm yemek bu kadarcık malzeme ile yapılıyor.. ister inanın ister inanmayın..
Elbette önce bütün malzememizi yıkıyoruz. Soğanlarımızı ayıklıyoruz. Yeşil kısmı da beyaz kısmı da dahil olarak 3-4 mm kalınlığında kesiyoruz. Çok ince değil, çok kalın değil. Tenceremize zeytinyağını ekliyoruz. Biraz ısınınca içine soğanları koyup biraz pişiriyoruz. Diriliği gidiyor. Rengi dönmüyor, kızarmıyor..
Sonra içine domatesleri de ekliyoruz. Yemeğin tümüne koyacağımız tuzun bir kısmını domateslerin üzerine serpip tenceremizin ağzını kapatıp domates yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.
| taze soğanla pişen domates :) |
| bezelye ve domates buluşuyor... |
| herşey tencerede.. az biraz daha su.. |
Üzerini kaplayacak kadar sıcak su koyup kaynamasını bekleyip ocağın atesini orta-kısık ölçüye alıp kapağını kapatıyoruz. Bezelyenize göre 20-30 dk arasında pişer.. Tadarak anlayabilirsiniz. Tattığınız kaşığı veya çatalı bir daha tencerenize sokmayın olur mu? Belki misafiriniz gelir.. Gelmese bile bütün tencereyi siz yemeyecekseniz yapmayın bence...
Afiyet Olsuunnn...
Etiketler:
alsancak,
bezelye,
domates,
domatesli bezelye,
ipek yatmaz,
ipeksi tatlar,
ipeksitatlar,
izmir,
lezzet,
mimar,
nasıl pişirilir,
tarif,
tatatelyesi,
tatçı,
taze,
yemek
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



