izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2020 Perşembe

Sıra kebaplara geldi :))))

Merhaba,

Bir garip günlerden geçiyoruz.. Hepimiz evlerde kapalıyız. Ben her sabah maske, eldiven önlemlerimi alarak atelyeye geliyorum. Çünkü burada daha çok yiyecek var dermişim :))) Öyle değil ama burada daha çok yapacak iş var. Evin mutfağının yarısını da buraya taşıdığım için burada yaşamak biraz daha keyifli. Akşamları el ayak çekilince yine gidiyorum eve usul usul. Kedi bebeler (çok değil korkmayın iki tane) beni bekliyorlar.

Yıllar önce de İstanbul'daki yoğun tempomdan İzmir'e taşındığımda (o zaman evliydim, eşimin işi nedeniyle gelmiştik) üç ay kadar iş bulamamış, hayatımda yapmadığım bütün yemekleri yapmaya başlamıştım. Eşimin bütün bekar arkadaşlarını çağırıp yemek yediriyordum. Bir gün evde 7 çeşit yemek olduğunu bilirim.  Onu da deneyeyim bunu da deneyeyim derken ev restorana dönmüş.. Hemen gençleri çağırdık, yedik bitti.. (o gençler şimdi Profesör oldular. Biri Üroloji diğeri de Çocuk Cerrahı) Yine öyle denemeli yanılmalı günlerdeyim..:))

Bu gün bir yemek yaptım onu yarın paylaşacağım. Bu paylaşım Sayın Ali Nazik'in..

Bilen bilir, ben çok uğraşmalı yemek sevmem.. Ali Nazik'i nasıl pratik yaparım dedim. Kuşbaşı yoktu, kıyma vardı, ondan da olur dedim.. Yaptım oldu.. Size de tarifini vereyim de Ali Nazik ten korkmayın dedim.

Geçenlerde yarım kilo dana az yağlı kıyma alıp üçe bölmüştüm. Sonra da gıda torbalarına koyup incecik yassıltıp derin dondurucuda dondurmuştum.

Bir soğanı incecik doğradım. Tavaya biraz zeytinyağı koydum. Soğanları az biraz kavurdum.  İçine biraz çözülmesini beklediğim kıymayı ekledim. Güzelce kavurdum. Kavrulduktan sonra içine biraz (bir yemek kaşığı) acı olmayan biber salçası, yarım çay bardağı su, tuz, karabiber, kekik ve bir kaşık ta tereyağı ekledim. Karıştırarak bütün bu tatların karışmasını sağladım. Bu arada daha önce közleyip derin dondurucuya koyduğum közlenmiş patlıcanları çıkardım. Mikro dalgada çözdürdüm. Güzelce küçük küçük doğradım, sonra tahta kaşıkla ezdim. Bu noktada sarımsak koyabilirsiniz. Ben koymadım. Süzme yoğurt yoktu. Yoğurdumu tel süzgece koyup süzdürdüm, 15 dakika kadar. Süzülmüş yoğurtla patlıcanı karıştırdım. Miktar keyfe keder. Kıymanızın sıcak olduğundan emin olun. Yoğurtlu patlıcanınızı da ya bir sahanda ya da mikro dalgada hafif ısıtın. Ben tabağımı da mikro dalga fırında ısıttım. Yoğurtlu patlıcan ile kıymama yatak hazırlayıp üzerine de kıymayı serdim :) üzerini de maydanoz ile süsleyip afiyetle yedim.

Size de afiyet olsun.. (görseli yükleyemiyorum, instagram hesabımdan bakarsanız memnun olurum. https://www.instagram.com/p/B-cTtAlJJ2K/ )

1 Nisan 2020 Çarşamba

Keşküüll...

Merhabalar,

Evlere kapandığımız şu günlerde hepimiz mutfak keyfini yeniden keşfettik.. (Ben zaten mutfaktaydım ama şimdi çoğunluk mutfakta :)))) )

Sürekli evde olunca ne yapalım ne yiyelim soruları can sıkıntımızın başladığının belirtileri olarak ortaya çıkmaya başlıyor değil mi?

İşte bu keşkülün hikayesi böyle başlamadı..:)))) Dolapta süt vardı, taze midir değil midir bilemedim. Açıktı, Karya'dan kalmış. Yani Karya açmış böylece ben açılma zamanını bilemedim. Karya da Korona izninde.. Yok yok merak etmeyin hasta değil. Hasta olmasın diye evinde.. Neyse, efendim uzatmayayım. Sütü kaynatıverdim. Peki, kaynamış süt ne olacak.. eyvah en büyük soru bu.. Çünkü bende laktoz hassasiyeti var ve süt içemiyorum. Süt ürünleri tüketebiliyorum ama sütü doğrudan içemiyorum.

En sevdiğim sütlü tatlı olan keşkül yapmaya karar verdim. Bademi zaten severim.. Tatlıyı da zaten seviyorum. Ee daha ne olsun.. Daha önce de @ardanınmutfağından  tarifler denemiştim. Hemen baktım.

Gelelim tarife;
1 litre süt
1 su bardağı şeker (ben birazcık daha az koydum)
2 yumurta sarısı (Ardanın tarifinde 1 yumurta sarısı diyor. )
1 su bardağı toz badem
1 su bardağı iri doğranmış badem (bu da benden..)
1 paket vanilya diyor Arda. Tabii ki ben paket vanilin filan kullanmadım. Vanilyanız yoksa hiç bir şey koymayın. Vanilin kimyasal bir ürün bildiğiniz üzere..
2 yemek kaşığı nişasta
3 yemek kaşığı su

Yapılışı cidden kolay, korkmayın;

Sütü, şekeri, yumurta sarılarını ve toz bademi tencereyi ateşe koymadan önce karıştırıyoruz. Sonra da ateşe koyup karıştırmaya devam ediyoruz. Süt kaynamaya başlayınca içine suyun içerisinde erittiğimiz nişastayı ekliyoruz. Karıştırmaya devam.. Kim korkar karıştırmaktan..:)) değil mi?? Kas yapar kas..:))) Altını biraz kısın ve boza kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Oldu bu dediğiniz noktada içine bütün bademden kıyılmış bademleri ekleyin ve bekleyin iki tikirdasın. Ateşi kapatın ve kaselere bademlerin eşit dağıldığına dikkat ederek boşaltın. Soğuyuncaya kadar üzeri açık beklesin, sonra üstlerini strech film ile kapatıp buzdolabına koyun. Ertesi gün tüketmenizi, tüketmeden önce de üzerine bademlerle süslemenizi öneririm. (Pişirdiğim gün de yedim, biraz daha sulu oluyor.. ama ılık ılık lezzet efsane... )

Haydi afiyet olsun...



21 Ekim 2019 Pazartesi

Taktın diyeceksiniz.. evet taktım.. konumuz glikoz şurubu ve mış gibi yiyecekler..

Merhabalar..

Öncelikle bir ricam var.. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, yani hafif kırıklığınız varsa, boğazınız ağrıyorsa, sesiniz çıkmıyorsa başka insanların yanında çok kalmayın, onlarla tokalaşmayın, onlara sarılıp öpmeyin.. Hadi daldınız öptünüz.. o insanlara söyleyin de önlem alsınlar..

Kısacası, öpüldüm ve hastayım.. Çarşambadan beri sesim kısık, cumartesi iyice gitti.. peşinden bir hapşuruk tıksırık.. Bütün bir pazar evde yattım.. Beni öpeni öpesim var bu halimle :))) Pazartesi sabahı yani bu sabah kalktım.. Gevşek davranayım, öğleden sonra işe gideyim dedim ve televizyonda nasıl yapılır programlarından birine denk gelince karşısında kahvaltımı yapayım dedim.

Ne yapıyorlarmış, vişne şekerlemeli, bademli tartolet. Adı başka birşey. Marka adı gibi olmuş. Söylemeyeyim.

Önce dev bir margarini karıştırma kabına koydular, sonra un, su, kabartma tozu ve tuz. Başka bir yerde. Eriklerle frambuazlardan reçel yapmışlar. Nasıl yaptıklarını göremedik. Bu hamur yoğruldu, alüminyum (evet alüminyumdan tartolet kabı) kapların içerisine birer parça kondu. Sonra başka bir makina bunları bastırdı. Şekil verdi. Kenarları tırtıklı filan oldu.. Albenisi arttı. Sonra başka bir makina her bir tartoletin içerisine 5 gr. reçel koydu. İnanılmaz bir teknoloji. Binlerce tartoleti bir bakışta görüyorsunuz. Sonra bunlar 38 metrelik bir fırında önce (18 de 38 mi duydum acaba?) 195 derecede sonra 210 derecede sonra yine 195 derecede 9 dakika piştiler. Sonra da kademeli olarak soğudular. Sonra soğutma tüneline girdiler.

Bu arada bir adam, başka bir yerde litrelerce glikoz şurubunu bir yoğurma teknesine döktü. Sonra içine daha önce hazırlanmış, marshmallow kıvamına getirilmiş (onun da hazırlanmasını görmedik) yumurta beyazı ve şekeri koydu. Dikkat, hem glikoz şurubu hem şeker... sonra içerisine 2 kilo badem unu koydular. Ooo dedim.. lafım yarım kaldı. Bademin iki - üç katı kadar hindistan cevizi koydular.. Adam sordu, bunu niye koyuyorsunuz diye. Usta dedi ki "hindistan cevizinin dokusu bademe benziyor!!!!!!" üzerine de bir koca şişe badem aroması koydular ve karıştırdılar.. Sonuçta, badem gibi kokan biraz bademli bolca hindistan cevizli tartolet dolguları hazıırr..

Bunlar da gerçekten müthiş bir teknoloji ile o tartoletlerle buluştu ve içlerine 7 gr galiba dolduruldu. Sonra da fırına girdiler.. Çıktıklarında hem soğusunlar hem de üzerleri kabuk bağlasın diye bütün fabrikanın üzerindeki (tavan da gidiyorlardı) bantlarda vişnelerin konacağı yere geldiler. Orada da bir sürü kadın üzerlerine vişneleri koydu. Sonra da hepsi hoop pakete, oradan kutulara ve paletlere.. Ustelik başlaması ve bitmesi 3 saat 58 dakika süren bir işlemde 6500 adet tartolet yapıldı. Teknolojinin gözünün yağını yiyeyim..

Eee ne var bunda diyeceksiniz değil mi? Demeyin.. Güzel bir kandırmaca var ki haklarını yemeyeyim bu yine insaflısı..

Öncelikle bütün olan biten pişirmeler vs. hepsi alüminyum bir kabın içerisinde oluyor. Yediğiniz bütün tartolete alüminyum zerrecikleri bulaşıyor. Alüminyumu vücudumuzdan atamadığımızı biliyor muydunuz? Alüminyumun beyindeki nöronların iletişimini kestiğini? Alzhemeir olma nedeni olarak gösterildiğini?

Sonra hem şeker, hem glikoz şurubu kullanarak sizi şekerle bağımlı hale getiriyorlar. Glikoz şurubunun sakıncalarını lütfen okuyunuz. Bir gün ben de yazıcam. Topladığım bilgileri paylaşacağım.

Bir de ortada -mış gibi duran malzeme kullanımı var. Bademmiş gibi kullanılan hindistan cevizi. Aromayı basarsın kimse anlamaz. Niye böyle yapılıyor? Çünkü bademin güncel fiyatı 85 tl iken hindistan cevizinin fiyatı 15 tl. Maliyet azaltmak için..

Evet taktım. Bişiymiş gibi gözüküp o şey olmayanlara, inceden inceye bizi şekere boğanlara..

Etiket okuyun noolur..

Sevgiyle, sağlıkla kalın..

28 Ağustos 2018 Salı

Giden yaz, gelen sonbahar...

Merhabalar,

En son blogu mayısın başında yazmışım.. Koca bir yaz geçmiş.. (daha bitmedi tamam biliyorum.. ben de daha tatil yapacağım.. Datça, bekle bizi geleceğiz..) Yazı nasıl geçirdik neler yaptık.. Öncelikle tatil yapmadık.. Sadece bir hafta sonu kapattık, cumartesileri bile açıktık. Sağolsun, pasta ve çikolata sever dost ve müşterilerimiz kapatmamıza izin vermediler..

Öncelikle, mayısın başında sevgili çiçek ustası Ayşem Öztürk'ten buttercream eğitimi aldım. Muhteşem kadın, muhteşem bir eğitmen.. Bilgisini tam paylaşıyor.. Benim için çok önemlidir. Bilgi paylaşmayacaksa birisi eğitim vermemeli bence..

İlkokul arkadaşlarımızla birbirimizi bulmamızı, yapı fuarını ziyaret etmemizi söylemiyorum..:)

Anneler gününde Annem, ablam, yeğenim ve onun kızı ile 4 nesil bir araya geldik.. En büyüğümüz ve en küçüğümüzün bakıcılarıyla birlikte güzel bir gün geçirdik. Sare, ninesinin kucağında Alsancak'ta dolaştığı için çok mutlu oldu..:) 4 nesil pek eğlendik pek güldük.. Sağlıkla daim olsun..


Kocaman sofralar kurduk.. Dostlar bir araya geldik.. Eğitimler aldık.. İzev'in fotoğraf sergisini gezdik, emekleri zayi olmasın istedik, diledik.. Belli sayıda youtube'tan beğeni alırlarsa kazandıkları parayla kendilerine eğitim merkezi yapacaklar.. Siz de beğenmek, takip etmek, yaptıkları işi takdir etmek isterseniz (istemeseniz de edeceksiniz, müthişler.. Roger Waters bile takdir etmiş..) işte linki;  https://www.youtube.com/watch?v=3dnzLM_N-2Q tıklayamazsanız, youtube ta izev yazın hemen çıkıyor..

Sevgili Eylül'e güle güle partisi verdik.
Yaz sofrası dediğin kırmızı yeşil olur.
Patlıcanı kırmızı biberle karıştırdık..

Bir sürü çikolata, pasta yaptık, bir çok sofra kurduk, sürpriz konuklarımızı ağırladık, yemekler yarattık.. (uydurduk fazla basit olacaktı :) )

Girit kabağı sadece domates ve maydanozla..
Yaz olur da taze fasulye yenmez mi?
4 yıldır birlikte çalıştığımız Derya'nın yakışıklısı Aslan sağlıkla dünyaya geldi.. Bize de yeni ekip arkadaşları katıldı..









Bayramlarda azıcık tatil yaptık, kafamızı dağıttık.  İki evin dekorasyonunu bitirdik. Bir evi, yaşayanların isteklerine göre tasarladık, çizdik.. Belli mi olur, belki inşaatını da yaparız..

Mitingler yapıldı, seçimler yapıldı, devaluasyonlar yapıldı.. Göğsümüze öküzler oturdu. Dostlarla birlikte öküzleri kovaladık.

Önümüzde bir sonbahar ve kış var.. Esas, artık bundan sonra ne yapacağımız önemli..

Planlarımız arasındakiler;

. Çikolata / Pasta tadım günü
. Blogger toplantısı
. Gençlere mutfağı sevdirecek yemek workshopları.. (mutfaktan kaçılmaz, içinden çıkılmaz..)
. Çikolata yapmayı öğreteceğiz
. Ekmekler yapacağız
. Yine size sofralar kuracağız
. Konuklarınızı ağırlarken hazırlayabileceğiniz ikramlıkların eğitimlerini vereceğiz..

Başka yapmamızı istediğiniz birşey var mı, bizim aklımıza gelmeyen??

Biraz daha düşünelim belki gelir..

Sevgi ve sağlıkla kalın..








2 Mayıs 2018 Çarşamba

Mevsim sebzelerine devam...Sırada domatesli bezelye var..

sadece rengi için bile yerim..:)
Merhabalarrr..

Enginarlı pilav üzerine şu günlerde bolca bulabildiğimiz bezelyeye de bir pişirme alternatifi getireyim dedim. Niyeyse bezelye genelllikle yeşil olarak yediğimiz bir sebzedir. Ne demek istedim, yani soğan, maydanoz, dereotu vs.. içerisine koysak koysak havuç koyarız o da bezelyeden garnitür yapmak istersek...

Ben bugün dedim ki.. ben bu bezelyeye domates koyayım.. Pek severim domatesli bezelyeyi..

Üstelik yapımı inanılmaz kolay.. Vereceğim tarif yarım kilo ayıklanmış bezelye için.
3-4 tane yeşil soğan,
4 tane domates doğranmış (dedim ya renk seviyorum diye o yüzden rendelemiyorum)
yarım kilo ayıklanmış bezelye (ayıklanmış aldım tazecikti.. )
tazecik...
yarım çay bardağı sızma zeytinyağı
bir kesme şeker
bir kaşık tuz (kaşığın boyutu, tipi, kullandığınız tuzun cinsine, sizin damak tadınıza ve sağlığınıza göre değişir :) )
biraz da sıcak su.. yaklaşık yarım litre...
üzerine koymak için isterseniz biraz dereotu ve/veya maydanoz ...

Tüm yemek bu kadarcık malzeme ile yapılıyor.. ister inanın ister inanmayın..

Elbette önce bütün malzememizi yıkıyoruz. Soğanlarımızı ayıklıyoruz. Yeşil kısmı da beyaz kısmı da dahil olarak 3-4 mm kalınlığında kesiyoruz. Çok ince değil, çok kalın değil. Tenceremize zeytinyağını ekliyoruz. Biraz ısınınca içine soğanları koyup biraz pişiriyoruz. Diriliği gidiyor. Rengi dönmüyor, kızarmıyor..

Sonra içine domatesleri de ekliyoruz. Yemeğin tümüne koyacağımız tuzun bir kısmını domateslerin üzerine serpip tenceremizin ağzını kapatıp domates yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.
taze soğanla pişen domates :)

Domatesler pişince, (onları da öldürünce... :P ) içine yıkanmış bezelyemizi, şekeri ve size bağlı miktardaki tuzu ekliyoruz. Ben ilke olarak şeker eklediğim yemeklere karabiber koymam.. Yakıştıramıyorum. Ama son karar damağınızın..
bezelye ve domates buluşuyor...
herşey tencerede.. az biraz daha su..

Üzerini kaplayacak kadar sıcak su koyup kaynamasını bekleyip ocağın atesini orta-kısık ölçüye alıp kapağını kapatıyoruz. Bezelyenize göre 20-30 dk arasında pişer.. Tadarak anlayabilirsiniz. Tattığınız kaşığı veya çatalı bir daha tencerenize sokmayın olur mu? Belki misafiriniz gelir.. Gelmese bile bütün tencereyi siz yemeyecekseniz yapmayın bence...

Afiyet Olsuunnn...












30 Nisan 2018 Pazartesi

ANNELER GÜNÜ

Merhabalar yeniden..

Yeni bir etkinliğimiz var.. 12 Mayıs'ta annelerimiz için çikolata yapacağız...

Bu defa sizin yaratıcılığınız da işin içine girecek. Önce çikolata temperlemeyi öğreneceğiz. Hem bitter hem fildişi çikolatayı temperleyeceğiz. bunları bloklar haline getireceğiz. Farklı şekillerde olabilirler.. Kalpler, yuvarlaklar, kareler yapacağız. Bu çikolataların üzerine de yazılar yazacağız.. Dilerseniz, şiirler, annenize söylemek isteyip te söyleyemediğiniz duygularınız... Hepsi olabilir..

Bu bir fikir olsun diye yaptık.. sınır yok..seçenek çok.. altında 7-8 mm lik bitter çikolata var..:))


Üzerlerini süslemek te isteyebilirsiniz. Şekerden küçük çiçeklerle veya kalplerle de süsleyebilirsiniz. Tümüyle özgürsünüz.. Tüm teknik destek size verilecek.

Sonra bu güzel çikolataları güzel güzel kutulara koyacağız..Kutularımızı da süsleyeceğiz. Ertesi gün, dayanamazsanız o gün hediye edeceğiz..

Yapmanız gerekenler ne mi? 0532 615 1950 numaralı telefondan beni arayıp rezervasyon yaptırıp, kurs bedelinin yarısını banka hesabına yatırmak. Bu kadar basit...

Kursumuz, saat 14 te başlıyor, 17 de bitiyor.. Sadece 100 TL.

Haydi ne duruyorsunuz, annenize en güzel hediyeyi buldunuz işte..:))

Cumartesi görüşürüz..

12 Şubat 2018 Pazartesi

Merhabalar..

Yine bir 14 Şubat geliyor.. Sevgililer günü.. Bu güne hep sevgi günü diyesim var.. Niye sevgili günü olsun ki..

Önemli olan aslında sevmek ve sevgi değil mi? Sevgilin olur, eşin olur, çocuğun olur, annen olur, baban olur, kardeşin olur,
arkadaşın olur, kedin, köpeğin olur.. çiçeğin olur.. ne olursa olsun yeter ki sevgi olsun..
Bu 80 yaşında bir anne için yapılmış yaş günü kurabiye pastası..Dilerseniz sevginizi göstermeniz için yapabiliriz. 

Sevgi olunca ne olmaz biliyor musunuz? Savaş olmaz, açlık olmaz, tecavüz olmaz, işkence olmaz, zorla evlilikler olmaz, cinayetler olmaz... neyse anladınız siz beni...

Bu günlerde iyilik üretmenin de gerektiğini düşünerek çok sevdiğiniz pavlovamızı kalp şeklinde yaptık.. Belki evrene biraz sevgi aktarabiliriz diye..

Yeni moda kurabiye pastamızı da  kalp şeklinde yaptık.. Küçüğü de var büyüğü de.. ister ailece yiyin, ister tek başınıza.. (Ne var, insan kendini de sevemez ve şımartamaz mı? öyle güzel de yapar ki...:)) )

İçinizde hep sevgi olsun..

Ağız tadı olsun..