21 Ocak 2020 Salı

Hoooppp Cupcake yapıyoooruuzzz...

Merhabalar,

Hep diyorum ki, artık daha sık bloğuma yazacağım.. tarifler, tatlar, yenilikleri daha hızlı paylaşacağım... Yok şekerim, beceremiyorum bir türlü.. Hep yoğun olmak bir hastalıkmış.. vallahi benimki pek hastalık değil iki meslek bir hobi olayı.. Ne yardaan ne serden vazgeçemiyorum o zaman da zaman yetmiyor..

Son paylaşımda çarşıyı duyurmuşum.. Ohooo sonra o kadar çok şey oldu ki.. Efendim çarşımız çok keyifliydi.. Yine 150 kişi civarında konuğumuz oldu.. Bu defa ki çarşı eğlenceliydi de.. Griyyy yani satsumania'lar bize gitar çalıp şarkılar söyleyerek çok güzel anlar yaşattılar. Bendir kursundan (yeni hobi :)) ) arkadaşlarım geldiğinde biz de rahat durmadık çaldık söyledik.. Kısacası gelecek yıl için şimdiden planlar yapmaya başladık. Hadi hayırlısı.. :))

Bizim çarşı bitti, Fransız Kültür'deki Noel çarşısına bu yıl kur'a da çıktık. Bu kez ona hazırlandık. Çok yorulduk, çok eğlendik. Fatma bize desteğe geldi. (Fatma'nın kimliği sır :))))  ) gündüz satış, gece çikolata yapıp 4 gün ayakta yaşadım ama güzeldi.. Sonra da İstanbul ve Ankara siparişlerimizi hazırlamaya devam ettik.

Yeni yıla bu yıl uçakta gireyim dedim ama yılbaşı saat 12 de İstanbul'dan Antalya'ya giden uçak dışında bir uçak bulamayınca yine arabayla İstanbul yollarında yeni yıla girdik. Yine yanlış radyoyu açıp bu defa hiç giremiyorduk yeni yıla neredeyse.. TRT1 ile yeni yıla girme şaşkınlığında bulunduk. Yine Bursa da konakladık. Yine 1 Ocak ta İpek le Bursa da buluştuk. Pek özleşmişiz.. gitmeyeydin iyiydi.., İpek hanım siz buraya gelin diyaloglarını tekrarladık.. Sonra ver elini İstanbul.. Güzelim Zeliş'imi, Zeynep'imi, Ömer'imi, Rukiye'mi, Ece'mi vee tabii ki efsane Sare'mi gördüm..

Gelelim bu günlerdeki yeniliklere..

Öncelikle duydunuz mu duymadınız mı bilmiyorum www.ipeksitatlar.com artık açıldı. Üstelik satış yapabilen bir site olarak açıldı. Yani ürünlerimize sitemizden ulaşıp sipariş verebiliyorsunuz. Bazı fotoğraf eksiklerimiz ve düzelteceklerimiz var.. ama fena değil sanki.. bir bakmak istersiniz belki..

Sonra bebelere şekersiz ürünler yapmaya devam ediyoruz. Anneleri de yiyebilir.. hatta anneanneler veya babaanneler de yiyebilir..:)))

Neler yapıyoruz?
Şekersiz marmelatlarımız, sekersiz az glutenli, dut unlu bisküvimiz, keçiboynuzlu siyes unlu kurabiyelerimiz, ekşi maya ekmeklerimiz, bebeklere tarhanamız..

Veganlar için de ürünler geliştiriyoruz..
Bugün nutellanın ipeksi versiyonunu yaptım.. yarın tadıcam.. az soğusun dermişim. Ocakta bergamutlar reçel olmayı bekliyorlar.. Yarın kaynayacaklar..

Hadi bana müsade şimdi, çocuklataları kalıplarından çıkartıp paketlemem lazım.. Yarın Bilge Çiftliğine gidecekler..

İpeksi Tatlar ürünlerini, Sultanveli Organik Alsancak'ta, İgi Coton & Cafe de, Alsancak Gourme meze evinde, Chapter Coffe de bulabilirsiniz.. Giderek yayılmayı planlıyoruz..

Size daha yakın olmayı diliyoruz..

Yeniden görüşünceye kadar esenlikle kalın.. (eski kadınım, napalım yeni yıla TRT1 ile girince eski haberler gibi bitirdim yazımı.. )

Hadi bayyy.. ;)))

Yok öyle benden kurtulmak.. unutmuşum yazmayı.. bu perşembe çocuklarla cupcake yapıyoruz.. hadi çıkın çıkın gelin.. :*




4 Aralık 2019 Çarşamba

Yine Yeni Bir Yıl, Yine Yenilikler...

Merhabalar...

Evet, çok yeni bir fikir değil ama, her yıl değişik katılımcılarımızla yenilikler içerisinde bir çarşı yapıyoruz yine...

Bu yıl daha da bir eğlenceli...

Önceliğimiz kişilerin kendi ürettiklerini paylaşması.. Bu defa çarşımız bu konuda efsane..

Alfabetik sırayla katılımcılarımızı tanıtayım;

Alpen Design kendi tasarladığı ve ürettiği pirinç, bakır ve gümüş takıları getiriyor..

Coffeerem, sevgili İrem ve Hakan müthiş kahveleri ve yılbaşı süsleriyle geliyor. Belki İrem aldığınız hediyeyi sizin için paketler, kandırabilirsek Hakan da bize kahve demler belki..

Edalı Bebek ve D&Art,  Yeşim Yucal'ın son anda ailevi nedenlerle aramızdan ayrılmasıyla kendine yer buldu. Çok şirin bebekler yapıyor ve pek zarif takıları var.

Gümüş İğne, telkarinin ve gümüş kırma işçiliğinin geldiği son noktada olan iki arkadaş.. çantalar mı istersiniz, örtüler mi...

Hatun Porselen de başka bir çılgın. Porselenden takı tasarlıyor. Porselen hamurunu şekillendiriyor, fırınlıyor, boyuyor, bir daha fırınlıyor.. Efsaneee..

İgi Cafe ve Coton, ilk kermesimizde de vardı. Arada bir Mare fıstığını büyüttü bu kermeste yine bizimle.. Organik pamuktan anne çocuk birazcık ta baba giysileri var. Üzerinizden çıkartasınız gelmiyor.

longa Likörleri de yine bizlerle.. Ev yapımı, narlı, tarçınlı, zencefilliyi biliyorum. Diğerleri hepimiz için sürpriz.. :)

Luiza Havlu Çarşaf bu yıl kolleksiyonuna battaniye ve nevresimleri de ekledi..

Özdil Handmade örüp, dikip getirdikleri dışında bir de sukulentlerle inanılmaz hediyelikler yapmış..

Patölye, ilk yıl vardı, hastalıklar sağlıklar bu yıl yine birlikteyiz. Hem de muhteşem bir konseptle. Pınar, dikiyor, süslüyor... ister kendinizi, ister çocuklarınızı, isterseniz de masalarınızı.. görmeniz gerekiyor. Anlatmak zor.. Kumaşları ayrı efsane.

Satsumania geçen yıl katıldı aramıza. Satsuma mandalinlerinden yapılabilecek herşeyle geliyorlar.. Sabunsa sabun, kurutulmuş mandalinaysa kurutulmuş mandalina, şekerse şeker...

Arifeceramic ise kendi ürettiği seramik obje ve takılarıyla bizlerle olacak..

İpeksi Tatlar olarak biz de farklı lezzetlerde çikolatalar hazırlıyoruz. Pavlova, browni ve ekşi maya ekmeklerimiz de tezgahımızda.. Sürprizleri bekleyin bence...

Ben çok heyecanlıyım.. Detayları ve gidişatı takip etmek için instagram ipeksitatlar hesabına veya facebook ipeksi tatlar tat atelyesi hesabına bekliyoruz.

Önümüzdeki hafta cuma cumartesi buluşuruz.


21 Ekim 2019 Pazartesi

Taktın diyeceksiniz.. evet taktım.. konumuz glikoz şurubu ve mış gibi yiyecekler..

Merhabalar..

Öncelikle bir ricam var.. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, yani hafif kırıklığınız varsa, boğazınız ağrıyorsa, sesiniz çıkmıyorsa başka insanların yanında çok kalmayın, onlarla tokalaşmayın, onlara sarılıp öpmeyin.. Hadi daldınız öptünüz.. o insanlara söyleyin de önlem alsınlar..

Kısacası, öpüldüm ve hastayım.. Çarşambadan beri sesim kısık, cumartesi iyice gitti.. peşinden bir hapşuruk tıksırık.. Bütün bir pazar evde yattım.. Beni öpeni öpesim var bu halimle :))) Pazartesi sabahı yani bu sabah kalktım.. Gevşek davranayım, öğleden sonra işe gideyim dedim ve televizyonda nasıl yapılır programlarından birine denk gelince karşısında kahvaltımı yapayım dedim.

Ne yapıyorlarmış, vişne şekerlemeli, bademli tartolet. Adı başka birşey. Marka adı gibi olmuş. Söylemeyeyim.

Önce dev bir margarini karıştırma kabına koydular, sonra un, su, kabartma tozu ve tuz. Başka bir yerde. Eriklerle frambuazlardan reçel yapmışlar. Nasıl yaptıklarını göremedik. Bu hamur yoğruldu, alüminyum (evet alüminyumdan tartolet kabı) kapların içerisine birer parça kondu. Sonra başka bir makina bunları bastırdı. Şekil verdi. Kenarları tırtıklı filan oldu.. Albenisi arttı. Sonra başka bir makina her bir tartoletin içerisine 5 gr. reçel koydu. İnanılmaz bir teknoloji. Binlerce tartoleti bir bakışta görüyorsunuz. Sonra bunlar 38 metrelik bir fırında önce (18 de 38 mi duydum acaba?) 195 derecede sonra 210 derecede sonra yine 195 derecede 9 dakika piştiler. Sonra da kademeli olarak soğudular. Sonra soğutma tüneline girdiler.

Bu arada bir adam, başka bir yerde litrelerce glikoz şurubunu bir yoğurma teknesine döktü. Sonra içine daha önce hazırlanmış, marshmallow kıvamına getirilmiş (onun da hazırlanmasını görmedik) yumurta beyazı ve şekeri koydu. Dikkat, hem glikoz şurubu hem şeker... sonra içerisine 2 kilo badem unu koydular. Ooo dedim.. lafım yarım kaldı. Bademin iki - üç katı kadar hindistan cevizi koydular.. Adam sordu, bunu niye koyuyorsunuz diye. Usta dedi ki "hindistan cevizinin dokusu bademe benziyor!!!!!!" üzerine de bir koca şişe badem aroması koydular ve karıştırdılar.. Sonuçta, badem gibi kokan biraz bademli bolca hindistan cevizli tartolet dolguları hazıırr..

Bunlar da gerçekten müthiş bir teknoloji ile o tartoletlerle buluştu ve içlerine 7 gr galiba dolduruldu. Sonra da fırına girdiler.. Çıktıklarında hem soğusunlar hem de üzerleri kabuk bağlasın diye bütün fabrikanın üzerindeki (tavan da gidiyorlardı) bantlarda vişnelerin konacağı yere geldiler. Orada da bir sürü kadın üzerlerine vişneleri koydu. Sonra da hepsi hoop pakete, oradan kutulara ve paletlere.. Ustelik başlaması ve bitmesi 3 saat 58 dakika süren bir işlemde 6500 adet tartolet yapıldı. Teknolojinin gözünün yağını yiyeyim..

Eee ne var bunda diyeceksiniz değil mi? Demeyin.. Güzel bir kandırmaca var ki haklarını yemeyeyim bu yine insaflısı..

Öncelikle bütün olan biten pişirmeler vs. hepsi alüminyum bir kabın içerisinde oluyor. Yediğiniz bütün tartolete alüminyum zerrecikleri bulaşıyor. Alüminyumu vücudumuzdan atamadığımızı biliyor muydunuz? Alüminyumun beyindeki nöronların iletişimini kestiğini? Alzhemeir olma nedeni olarak gösterildiğini?

Sonra hem şeker, hem glikoz şurubu kullanarak sizi şekerle bağımlı hale getiriyorlar. Glikoz şurubunun sakıncalarını lütfen okuyunuz. Bir gün ben de yazıcam. Topladığım bilgileri paylaşacağım.

Bir de ortada -mış gibi duran malzeme kullanımı var. Bademmiş gibi kullanılan hindistan cevizi. Aromayı basarsın kimse anlamaz. Niye böyle yapılıyor? Çünkü bademin güncel fiyatı 85 tl iken hindistan cevizinin fiyatı 15 tl. Maliyet azaltmak için..

Evet taktım. Bişiymiş gibi gözüküp o şey olmayanlara, inceden inceye bizi şekere boğanlara..

Etiket okuyun noolur..

Sevgiyle, sağlıkla kalın..

29 Ağustos 2019 Perşembe

Nerelerde İpeksi Tatlar'ı görmek istersiniz?

Merhabalaarrr...

Yeni bir şey daha yapıyoruz. Durmak yoook.. :)))

Unsuz, yağsız badem kurabiyesi..
Artık ürünlerimizi minik minik paketliyoruz ve sizin ulaşabileceğiniz yerlerde satmaya başlıyoruz. Örneğin, Alsancak'ta Sultan Veli Organik'te İpeksi Tatların şu anda unsuz yağsız badem kurabiyesi ve siyes unuyla yapılmış şekersiz keçiboynuzlu kurabiyesi var.
Siyes unu ve keçiboynuzu unuyla hazırlanmış şekersiz kurabiye
 Ekşi maya siyes veya karışık unlu ekmek te sipariş verebiliyorsunuz. Hatta ekşi maya da sipariş verebiliyorsunuz. Kendim yaptım, adını koydum diye demiyorum pek güzel bir maya oldu Leyla..:))


Leyla ile hazırlanmış tencerede pişirilmiş (tencereye sığmadı biraz tepesi basıldı :))) ) ekşi mayalı sarı buğday, siyes ve beyaz unlu ekmeğimiz.

 Şimdi, sizden bir ricam var. Bulunduğunuz yerlerde bizim ürünlerimizi satabileceğini düşündüğünüz, satmasını istediğiniz, cafe, şarküteri, butik mekanlar var ise bana haber verir misiniz?

Yapacağımız ürünler bu kadar değil. Okullar açılır açılmaz biz de açılacağız :))))

Görüşmek üzere..

Sevgiyle..

27 Ağustos 2019 Salı

Gerçek Malzemeler... Mimarlıkta ve Gıdada..

Merhabalar,

Bu kez sizinle Mermerciler Odasının dergisinde yer alan yazımı paylaşmak istiyorum. Mantık aynı..
Kullandığın malzeme gerçek olacak, dost, arkadaş diye seçtiğin insan da gerçek olacak.. Yarı yolda sahte malzemeler gibi seni terk edip gitmeyecek..

Gerçekler her zaman iyidir.. Malzemesi de, olgusu da, insanı da...  :)

İşte yazım...


Gerçek malzemeler ve –mış gibi olanlar..


M.Ö 4000 yılından beri mermer hayatımızda. İlk zamanlarda taşıyıcı olarak bir bütün kütle olarak kullanılan mermer,yapının sütunlarında, çatısında, duvarlarında, döşemesinde kullanılırken,  geçen yıllar içerisinde ekonominin getirdiği gerekliliklerle kaplama malzemesi olarak kullanılmaya başlandı. Günümüzde yapılarda, cephe kaplaması, yer kaplaması, küçük yapısal elemanlar (çörten vs.), dekoratif öğeler, tezgahlar, masa ve sehpalarda kullanılıyor.

Kişisel düşünceme göre, günümüzün büyük sorunlarından biri de –mış gibi malzemeler kullanmak. Örneğin, ahşap gibi görünen pvc döşeme, granit gibi, mermer gibi duran seramik, metal gibi duran ahşaplar, ahşap gibi duran aslında bir cins plastik olan lamine malzeme.  Aslında gelişen teknoloji, azalan doğal malzeme, çoğalan nüfus bizi bu yöne yönlendiriyor. Bu verdiğimiz örnekler aslında sadece doğal taş için değil, yediğimiz içtiğimiz gıda maddelerinden, giydiğimiz giysilerimize kadar her konuda karşımıza çıkıyor. Çilek aromalı olup çilekle hiç ilgisi olmayan yiyecekler, kaşmir gibi gözüken tüylü yumuşacık ama teknoloji ile sentetik olarak üretilmiş yünler bu günlerin gerçeği. Bu yapay dünyadan olabildiğince uzak durmaya çalışırken niçin binalarımızda yapay malzeme kullanalım?

 Doğal malzemenin fiyatlarının arz/talep dengesi nedeniyle yüksek olması, görsel olarak bu etkiyi vereceği düşünülen malzemeler ile yer değiştirmesine yol açıyor. Ancak, doğal malzemenin bir mimar olarak mekanlarda veya yapılarda vermek istediğimiz etkiyi vurguladığını, yaptığımız işe bir katma değer kattığını, tasarımımızı daha şık ve insani gösterdiğini düşünmekteyim.  Müşterilerimi daima, doğal malzemeye yönlendirmeye çalışıyorum. Yurdumuzun bir mermer cenneti olduğu düşünüldüğünde özellikle mermer konusunda doğal olanı tercih etmenin hem yurdumuzun ekonomisine, hem de tasarımlarımıza değer katacağını biliyorum.

Gerçek malzemelerle tasarımın tadına varın bir daha vaz geçemeyeceksiniz.

İpek Yatmaz, Y. Mimar – Tat’çı
YTM Mimarlık Ltd.Şti.
İpeksi Tatlar Tat Atelyesi


19 Ağustos 2019 Pazartesi

Yeni Sezon Başlıyor...

Merhabalar,

Yine çook olmuş yazmayalı. Niye böyle uzun uzun bekliyorum ki yazmak için acaba???

Bu arada neler yaptık neler...

Amerika'ya gittik sürpriz bir şekilde.. Atlanta ve Houston u gezdik.. İnsanların ve hayatın düzenliliğine, birbirine saygısına, güler yüzlülüğüne aşık oldum. Hatta toparlanıp gitsek mi dedik. Ben gidemedim ama manevi kızım gitti ve Amerika'ya yerleşti. Yolu açık şansı bol olsun..
Gittiğim yerlerde hayvanlarla iletişime geçmesem olmaz..
Sevgili Lama kardeşle pek bir samimi oldum.

Amerika'dan sonra biraz mimarlık işleriyle meşgul olup İpeksi Tatlar'ı azıcık ihmal etmiş olabilirim. Sonra da sıcak, sonra bir bayram, (ki yine gezdik.. :P) sonra yine sıcak, sonra yine bayram .. Neyse, mazeret arayıp durmayayım.. Yazamadım işte..

Atlanta daki Olimpiyat halkaları ve
güneşten ne çektiğini görmeyen ben..
O kadar televizyonda izledik.
Yemeden olmazdı.. Çok yağlı çook..
Cheesecake Faktory de birer dilim cheesecake yedik
ve öldük. Çok tatlı, çok yağlı.. ve tamam lezzetli..
Ama şu günlerde yeni bir maceranın peşindeyim. Gerçek ekşi maya ekmek yapıyorum. Mayamızı da kendimiz yaptık.. Adı da Leyla.. İki deneyimim hüsranla sonuçlandı. Sonra kendisiyle uzuuun bir konuşma yaptım.. sonunda anlaştık. Artık onunla güzel ve mutlu ekmekler yapıyoruz.

Unsuz ve yağsız badem kurabiyelerimizi
Sultan Veli Organik Alsancak'tan satın alabilirsiniz.
Başka bir değişikliğimiz de yakın arkadaşım iş değişikliği yaptı ve Alsancak Talat Paşa Bulvarı 71 numara da Sultan Veli Organik Alsancak adı altında yeni bir dükkan açtı. Aklınıza organik olan, sağlıkla ilgili olan, glutenli glutensiz, şekerli şekersiz, yağlar, esanslar, baharatlar, şampuanlar, deterjanlar, kremler, ballar, çaylar herşey var. Bu konunun beni ilgilendiren tarafı da şu ki.. artık İpeksi Tatlar ürünlerini oradan sipariş verebileceksiniz, satın alabileceksiniz. Badem kurabiyelerimiz vitrinde yerini aldı bile.. Artık, siyez unu ile ekmek isterseniz sipariş vereceksiniz, bir gün sonra teslim alacaksınız. Hayatı size kolaylaştırmak için her şeyi yapıyoruz. :)) Dilerseniz, ekmeğimi ben yapıcam ama ekşi mayam yok derseniz, bizden ekşi maya da alabilirsiniz.
Leyla ile yapılmış %20 tam buğday unlu ekmeğimiz
%20 tam buğday, %80 onganik beyaz un ve Leyla

Çarşamba günü keçiboynuzlu kurabiye şekersiz olarak Sultan Veli Organik Alsancak'ta yerini alacak. Demedi demeyin..



 Bunları yazarken yine karnım acıktı.. Ne olacak bu halim.. Bu ekmeklerin içine çikolata da çok yakışıyor.. O da aklımda...

:)))))))

Hadi gideyim de daha fazla acıkıp ortalıkta ne varsa yemeden doğru düzgün yemek yiyeyim..:))

Sipariş vermeyi unutmayın.. 532 615 1950 İyi akşamlar..



12 Şubat 2019 Salı

Sevgililer günü makaronla geldi haaaanııımmmmm.....

Yine bir Sevgililer Günü geldi..

Daha önce de 14 Şubat a ait bir yazı yazmışım ve demişim ki bu aslında keşke SEVGİ GÜNÜ olsa..

Yazıp yazıp siliyorum..

Tamam anlaşıldı, silmelere devam ettiğime göre ya yazmayacağım ya da SEVİN ARKADAŞIM İNSANI, KEDİYİ, KÖPEĞİ, KUŞU, BALIĞI, ÇİÇEĞİ...

Sadece 14 Şubatta hatırlamayın sevdiklerinizi hadi hemen bir telefon açın, nasılsın deyin, seni seviyorum, özledim deyin.. Özlemediyseniz de demeyin :))

Biz bu yıl kendimizi öyle kalplere filan bulamadık. Sadece çok şık bir pasta yaptık. Üzeri ruby'li.. İçi frambuazlı ve bitter çikolatalı. Ama üzerindeki ruby havada duruyor. Pek havalı yani..

Bir de değişik bir şey yapayım dedim. Makaron yapalım dedim..
Ee biz gıda boyası kullanmıyoruz. O zaman ne li yapacağız? Gözünü seveyim kakao ve türk kahvesinin..
İç dolgusunu da bitter çikolatalı yaptık. Sonra da fotoğraflarını çektik. Birazını da yedik. İtiraf ediyorum eski makaronlarımıza benzemiyor çoook daha muhteşem olmuşlar.. Yeni tarif yeni tat.. :))
Elbette sizlerin kalpli çikolata isteklerinizi de unutmadık. Bitter çikolatadan kalpli çikolatalar yaptık. Onları dilediğiniz kalpli, kırmızılı, süslü püslü kutulara da koyduk. Sevgilinize, annenize, babanıza, eşinize, aşkınıza, kardeşinize, arkadaşınıza hediye etmek istersiniz belki diye..
Bekliyoruz..