25 Mayıs 2017 Perşembe

Kurs mu, Atelye mi, Ders mi, Workshop mu.. neyse ne BAŞLIYOOORRRR!!!!

Evvet.. Yanlış okumadınız..

Yeniden başlıyoruz.. Ufak ufak denemiştik artık başlıyoruz..


İlk hedefimiz, ramazanda iftara ekmeğinizi yetiştirmek.. Yaniii ekmek kursu yapıyoruz... Sonra ki hedefimiz de bayram çikolatanızı yapmanızı sağlamak..

Ekmek Kurslarında neler yapacağız?


Öncelikle ekmek mayalamayı, dikkat etmemiz gereken püf noktalarını, un çeşitlerini ve yapım tekniklerini öğreneceğiz.. Foccacio, tam buğday unlu ekmek, küçük peynirli toplar, chapati, brioche ve pide yapmasını öğreneceğiz.. Tam tekmil ekmek kursu yani..




Saat kaçta başlar, kaç saat sürer?


Saat 11 gibi başlayacağız. Mayalanma süresi uzun olduğu için biraz zamanımızı alacak bir kurs. Öğlen atıştırabiliriz, eğer isterseniz.. Oruçluyuz derseniz, saygımız sonsuz.. Saat 18 - 19:00 civarı bitecek. Yaptığınız ekmeklerle birlikte sizi evinize uğurlayacağız..


Ne kadar ücret ödemeniz gerekiyor?


Bütün bir günü geçireceğiniz bu güzel etkinliğimize katılmak için 140 tl + KDV ödemeniz yeterli olacaktır.

Nasıl kaydolabilirsiniz?


Kurs tarihlerinden en geç iki gün önce 232 421 5988 numaralı telefonu veya 532 615 1950 numaralı telefonu aramanız gerekiyor..

Kurslar ne zaman olacak?

30 Mayıs Salı
  6 Haziran Salı
13 Haziran Salı
20 Haziran Salı

Haydi bekliyoruz...  Sağlıklı beslenmeye, sağlıklı büyümeye, sağlıklı yaş almaya... :)))

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Barbaros Köyü..

Cumartesi günü nasıl olduysa atelyeden çıktım.. Aklım Barbaros köyünde yapılan etkinlikte..
En son geçen hafta sonu Alsancak Garında düzenlenen makarna ve peynir festivaline gidip hayal kırıklığının anlatılamaz boyutlarını yaşamıştım. Peynir festivalinde tek bir peynirci vardı. Kahve ve çikolata festivalinde tek çikolatacının biz olması gibi bir durumdaydı peynirci firma.. Çok kötü bir organizasyondu. Stand sahipleri de şaşkınlık içerisindeydi.
Barbaros Köyünde ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum. Aslında itiraf edeyim yerini bile bilmiyordum. Yandex amcaya sorduk, söyledi.. gösterdi, götürdü :)))
Arabamızı park etme sorunu yaşamadık. Otoparklar düzenliydi.. rahattı.. yavaş yavaş köye doğru yürüdükçe yerel satıcılar bizi karşılamaya başladı. Zeytinler, salçalar, tarhanalar, reçeller, karadut suları, enginarlar... tonton teyzeler, genç torunlar...

Biraz daha ilerleyince patchwork sergisiyle karşılaştık. İnanılmaz emek.. yapmayı göze alırsanız nasıl yapılacağını anlatan çalışkan teyzeler var.. Bu işlere ait malzemeleri satıyorlar da..

Çıktık, sarmalar, dolmalar... ohhh mis.. yeni bir kavram üretmişler, çat kapı.. umduğunu değil, bulduğunu ye, iç, öde.. bayıldım.. bir yerden ev aşüresi alarak başladık yemeeğeeee... :))))))
Bir delikanlı (5 yaşındaymış) sıpasıyla fotoğraf çektirmek isteyenlere 1 tl karşılığında izin veriyordu.. Sorun sıpanın utangaç olmasıydı.. ama kaçamadı benden..:)
 Sadece anlamadım arkadaki arkadaş ne fotoğrafı çekiyormuş.. biz nasıl atlamışız.. :O

Kalabalıklardan kaçıp kendine serinde bir kucak bulmuş köpecik ayrı bir güzellikti.. Teyzeler de şaşkınlıkla bu kadar kalabalık bu köye nasıl geldi diye bakıyorlardı.

 Oyuklar heryerde...:)

 Yaratıcı bir festivaldi..:)

 Hatırasız olmaz.. :) Hemen yanında da kumaşlardan bir labirent yapmışlardı.. Çocuklar için ayrı oyun alanları, kapı önlerinde küçük müzik grupları, köy meydanında davul zurnalı halaylar, küçücük sergiler, satıcılar...

Türk motifli bir nakış sergisi vardı. Minicik ama ne emek.. Bonsai yapmak istiyorsanız görmeniz gereken bir sergi daha vardı. Bonsai ye ait detay bilgilerin verildiği, bonsai çanaklarının satıldığı.. mini mini zeytinler, akçaağaçlar, meşeler..

Barbaros köyü kültür evi de ayrıca bu köyde sanata verilen değeri gösteren bir yapıydı.. Etnoğrafya müzesi gibiydi.. Anladınız siz.. sevdik biz Barbaros Köyü'nü...:)


 Köyde keçe ile yapılmış işlere ait bir sergi vardı. Yapanın adını almamışım. Çok ama çok başarılıydı. Herşey kumaş ve keçe ile yapılmıştı. İfadeler müthişti..
Barbaros Köyündeki bu etkinliği kim düzenlediyse ellerine yüreğine sağlık.. Köy halkından gençler memnun.. yaşlı teyzelerim çok değişti köyümüz çoook diyorlar.. ama yüzleri de gülüyor..
Ne Alaçatı ne Urla festivali gibiydi.. Herşey mantıklı fiyatlara satılıyordu. Gerçek köylü teyzelerim ve/veya onların çocukları, torunları vardı.. Kim düzenlediyse, yüreğine emeğine sağlık..

9 Mayıs 2017 Salı

Bir Eğitimin Ardından...

Merhabalar...

Demiştim size daha sık yazacağım artık diye..

Geçen hafta İstanbul Barry Callebaut Akademy bizleri konuk etti.. Çok önemli çıkarımlarım oldu kendi adıma..
IMG_1655.JPG görüntüleniyor
Yine madde madde yazacağım... 

* Öncelikle biz İpeksi Tatlar olarak asla ticarete dönüşemeyecek bir iş yapıyoruz. Bunu bir kez daha anladım. Katkı ve koruyucu kullanmayarak, daha önceden hazırlanmış malzemeler kullanmayarak inanılmaz bir şekilde Don Kişot vari işçilik ve malzeme bedeli ödüyoruz. Normal bir pastane olsak, hım.. bitter çikolatalı trüf mü? tamam çocum getir %30 lük fındık pralin kovasını, aç kapağını, koy sıkma torbasına... hazır trüfleri doldur bakiimm.. tamammm... makinada kendi kendine temperlenmiş çikolatadan da getir.. kapak yap.. tamammm.. 10 dk dolaba koy.. tamamm.. yine çikolata getirin bakiim.. trüfleri de getirin.. elinize eldiven geçirin.. şu boyadığımız çikolata parçacıklarını hazırlayın.. elle trüfleri çikolataya bulayınca boyalı çikolatalara da bulayın.. bittii.... ki bu işlem yine de elle hazırlandı diye kaliteli ürünler arasında.. Biz mi ne yapıyoruz? Önce, Çikolatanın içine koyacağımız dolguyu hazırlıyoruz. bir akşam önce..Krema, çikolata ve kakao yağı veya tereyağıyla.. Sabaha katılaşmasını bekliyoruz. Şekillendiriyoruz. Bir daha dolaba koyup bekliyoruz. Sonra çikolatayı mermerde temperliyoruz.. her bir topu çikolata çatalıyla tek tek temperlenmiş çikolataya batırıyoruz. Sonuçta inanılmaz bir lezzet oluyor ama.. işçilik, süre 3-4 katı.. Malzeme bedeli en azından 3 katı..Ama içinde hiç bir koruyucu ve katkı içermiyor.. çocuğunuza bile güvenle yedirebiliyorsunuz..

* İkinci öğrendiğim şey, insanlar renkli ve parlak şeyleri sevmeye alıştırıldılar.. Aynı zamanda daha da çok şeker tüketimine alıştırıldılar..Maalesef bu renkler doğal olarak elde edilemiyor.. Edilenler çikolata da kullanılamiyor.. Doğal gıda boyası diye birşey yok dostlarım.. soğan kabuğu ve pancar, ıspanak suyundan bahsetmiyorum. Hani ambalajlanmış satılan boyalardan bahsediyorum. Çünkü soğan kabuğu, pancar vs yi çikolatada kullanamıyoruz. Eğitimde yapılan parlak ve renkli pastalarımız inanılmaz beğeni aldı.. İçim acıdı..
IMG_1615.JPG görüntüleniyorinvert şeker... glikoz şurubuna göre daha masum ama glisemik indeksini bilmek lazım..
IMG_1660.JPG görüntüleniyorİşte bu parlak şeyler var ya.. işte bu sosun içerisinde tam 300gr glikoz şurubu ve 3 gr boya var.. 3 gr hocanın gözüyle ayarlanıyor o da ayrı.. 
IMG_1656.JPG görüntüleniyorjapon pastası.. lezzet muhteşem.. ama o kırmızı nasıl oldu sizce.. tabii ki kimyasal kırmızı boya ile.. boyanın tat değişikliğini içerisindeki çarkıfelek ve mango püreleri baskılıyor..
IMG_1664.JPG görüntüleniyorNe kadar şık değil mi bu eklerler.. hı hı.. lezzetli de... içerisindeki hazır pralinle çırpılmış krema.. yapımı 5 dk. Biz akademide hayvansal krema kullandık bizim kullandığımız gibi. Ama konuştuğum diğer ustalar, ablam (ustalara göre ablayım :P ) sen dalga mı geçiyorsun çok pahalı ve tutmuyor istediğimiz gibi.. Bitkisel krema süper diyorlar.. Bitkisel krema, tohum yağlarından yapılıyor.. Hani şu tüketmeyin denilen palm yağı, ayçiçek yağı gibi...

* Ücüncü öğrendiğim şey de, hijyen bir ortamda çalıştığımız.. Eldiven takmakla olmuyor sadece hijyen.. Şef, masayı sildiği bezle spatulayı, spatulayı sildiği bezle elini silince kala kalıyorsunuz.. Söyleyince dırdırcı kadına çıkıyor adınız.. :(

* Daha çok var da uzatmayacağım.. Son olarak, bildiğimizi okumaya devam edeceğiz.. Siz bize temiz, katkısız, koruyucusuz, lezzetli ve sağlıklı olduğumuz için geliyorsunuz.. Bundan ödün vermeyeceğiz.. 

Bu yolumuzda desteklerinizle yürüyeceğimizi biliyoruz..

Çıkın çıkın gelin.. kahve de var, çay da var... yemek te (önceden haber verirseniz) var, pasta da..

Bekliyoruz...


21 Nisan 2017 Cuma

Tat Atelyesi

Ne kadar çok olmuş..

Yazmayalı, bloğuma bakmayalı... Zamanı bugünmüş demek ki...

Bir sürü yenilik yaptık artık birazını paylaşalım..

Madde madde yazacağım.. ne bileyim öyle daha kolay geliyor..

* Artık atelyeler yapıyoruz. İlkini yaptık bile... Dr.Berna Gökengin ile birlikte bir atelye planladık. Çikolatayı araç olarak kullanıp, psiko drama teknikleriyle BEN'imizi farkettik.. Farkındalık yarattık. Çok keyifli çok güzeldi. Görüntünün olası içeriği: 7 kişi, gülümseyen insanlar Çikolatayı ağzına sürmeyen muhteşem karanfilli çikolata yarattı.. Çikolatacı, son derece sade tatlarla farkındalığını yaşadı. Güzel bir gündü..

Yenisini bir hafta sonu ve/ veya bir akşam yapacağız..

Çikolata atelyemiz, yemek atelyemiz, pasta atelyemiz, soğuk içecekler atelyemiz, ekmek atelyemiz gibi bir sürü atelyemiz olacak.. Önerilerinize de açığız..

* Küçük yemek gruplarına (16 kişi oturarak, 25 kişi açık büfe) yemekler organize ediyoruz. Siz ne isterseniz pişiriyoruz. Fiks bir menümüz oluyor.. Mekanımızda sizi konuk ediyoruz.

* Evinizde konuk mu ağırlayacaksınız tüm ikramlıklarınızı yapıp evinize getiriyoruz. Nam-ı diğer Catering yapıyoruz.

* Elbette sipariş pastalarımız devam ediyor.. Sizleri yalnız bırakır mıyız..

* Ne zaman isterseniz gelip çikolatanızı alabilirsiniz, koca dolabımızı apartmana taşıdık. :)

* Ne zaman isterseniz arkadaşınızla sessiz sedasız hafif bir müzik eşliğinde sohbet etmek, kendi başınıza çalışmak, ücretsiz wi-fi hizmetimizden yararlanmak, cayınızı, kahvenizi içmek için gelebilirsiniz.. Kahvemiz aynı kahve, çayımız vaktiniz varsa demleme artık..:)

* Mimari hizmete ihtiyaç duyduğunuzda da aynı yerdeyiz :)

* Anlatacak bir derdi olan herkese mekanımız açık.. Toplantılarınızı da yapabilirsiniz.. Mobil mekan yaptık, her şekile girebiliyoruz..:))

Adresimiz çok kolay... Alsancak Hocazade Camii'nin tam karşısındaki Otomatik Otoparkın araç giriş kapısının hemen bitişiğindeki apartmandayız. İkinci kattayız. Asansörde 3 e basacaksınız çünkü asansör tuşlarında zemin yok.. Merdivenle çıkmak isterseniz iki kat çıkacaksınız..:) Bekliyoruz.


2 Şubat 2014 Pazar

TURUNÇ REÇELİ ..

Beklenen turunç reçeli tarifiyle uzun zaman ara verdiğim bloğuma bir geri döneyim dedim...

Turunç turunç diye sayıklarken arkadaşım Didem, Antakya'dan annesinin hep aldığı yerden bana 1 koli turunç yollattı.. Tabii tarifini de annesinden aldım.. Zor değilmiş ama uzun sürüyor..

Önce turunçlarınızı güzelce yıkıyorsunuz. Yıkarken sayıyorsunuz.. (önemli..:)) sonra anlaşılacak..)

Daha sonra turunçlarınızı çok ince veya çok kalın olmayan bir rende ile rendeliyorsunuz. Rendelediklerinizi de sonra kullanabilirsiniz dilerseniz..

En uzun suren işlerden birini atlattıktan sonra ikincisi bu turunçları 4 e bölerek portakal gibi soymak. Bizim turunçların suyu çok güzeldi. Biz onunla çeşitli tatlılar yapıyoruz onları da İpeksi Tatlar'da satıyoruz..:)

Portakal dilimlerini koca bir tencerenin içine koyup içine su dolduruyorsunuz.. Biraz yumuşayıncaya kadar pişiriyorsunuz. Soğuduktan sonra acısı gidinceye kadar sabah akşam günde iki kere suyunu değiştiriyorsunuz. Sonra üçüncü uzun iş bunları büküp büküp pamuklu bir ipe diziyorsunuz.

kavanozlara koymadan az önce...
 
Gelelim sayının önemli olduğu noktaya, her 10 turunç için 1 kilo şeker koyarak 3-4 taşım kaynatıyorsunuz. Soğuduktan sonra bir kez daha kaynatıyorsunuz ve ta taaa işte reçeliniz hazır.. Kavanozlara koymadan önce ipleri çıkarmayı unutmayın..

Afiyet bal şeker olsun..
Umarım yakın bir zamanda yine buluşuruz..
Sevgiyle kalın..

8 Aralık 2013 Pazar

5. Yemek Bloggerları Toplantısı

Bütün kızlar toplandık toplandık toplandık....:)))

Yine bütün bloggerlar bir araya geldik. Çok keyifli ve çok güzel bir gündü. Sanal ortamlarda bildiğimiz dostlarımızla yüzyüze oturup sohbet etmenin, bebişlerini sevmenin
, pasta dedikodusu yapmanın keyfine doyulmadı.

Bu yıl da geçen yıllarda olduğu gibi düzenleme komitesi çok ince düşüncelerle çoook çalışmışlardı. Bu yılki toplantımız Tepekule A7 salonunda yapıldı. Önce bir yanlışlıkla brunch yapılan salona girmişim, aman allahım o ne kalabalık o ne çocuk sesi.. çığlık çığlığa.. eyvaaah bu nasıl bir gün olacak derken, başka bir yerde olmalıyız diye düşünüp sorunca işin doğrusu anlaşıldı. Kapıdan karşılayan komite ekibi çok şık bir masanın üzerine konmuş lavanta şişelerindeki çekiliş numaralarından almamızı istedi. 43 numara elimin altına geliverdi :) sonra da Meslekdaşım Mimar Nergis Çetin'in hazırladığı muhteşem kurabiyemi aldım. Bütün arkadaşlarımız için tek tek hepimizin özelliklerini yansıtan kurabiyeler yapmış, benim üzerimde Dünya çikolata ustaları yarışmasında giydiğim beyaz kıyafetim, çikolatalarım ve pastalarım vardı. Küpeme kadar yapmış.. Ellerine sağlık arkadaşım.
Kurabiyemi poşetinden çıkarmadan İpeksi Tatlar da rafa koydum. Herkeslere gösterip Nergis arkadaşımı anlatıyorum..:)
 

Çok şık masalar ve lezzetli yemekler hazırlanmıştı. Bize pasta beğendirmek zordu ee napalım biz de eleştirdik :))

O güne ait Tepe Kule ye yapacağım tek eleştiri, Sırma suyun şişelerini yeniden ne olduğu belli olmayan sularla servis yapıp, anlamayacağımızı zannetmesiydi. Sırma suyu bu konuyla ilgili bilgilendirdiğimi söylemeden edemeyeceğim.

Komite üyelerimiz;
1. Tülay Oral http://www.hepleziz.com/
2. Mine Çeliktaş
http://www.miskokululezzetler.blogspot.com/
3. Müberra Bağcı http://www.egedentarifler.blogspot.com/
4. Nilgün Türker http://www.sendepisir.com/
5. Nergis Çetin http://www.nergismevsimi.blogspot.com/
6. Dilek Arıkan http://www.dilodantarifler.blogspot.com/

ellerinize sağlık çook teşekkür ederiz.
Renkli Kolonya'dan http://renklikolonya.blogspot.com/ lavanta şişeleri, Nilla Bella dan makaronlarımız http://www.nilabellemacaron.com çok güzellerdi.

Yemeklerimizi yerken sponsorlarımızdan gelen hediyelerin çekilişleri yapıldı.
Bir microdalga fırın, İnanlı Yapı Marketten 2 adet 250 liralık hediye çeki, Fakir den el blender ı en büyük hediyelerdendi. Dedim ya şanslıydım, İnanlı Yapı hediyesi bana çıktı. :)


Etkinliğimize destek veren, tüm sponsor firmalarımıza çok teşekkür ederiz.
http://www.bacacafe.com/
http://bumerang.hurriyet.com.tr/ 
http://www.durubulgur.com/ 
http://www.droetker.com.tr/
http://www.chado.com.tr/ 
http://www.emsan.com.tr/ 
http://www.evim.net/ 
http://www.estuz.com.tr/ 
http://aryıldız.com/ 
http://www.figenkaravas.com/
http://www.feast.com.tr/ 
http://ekofit.com.tr/ 
http://www.mutlumutfaklar.com/fairy/ 
http://www.gurmereyon.com/ 
İnanlı Yapı : Eski İzmir Caddesi No : 319 Karabağlar / İzmir Tel: 02322261088 
http://www.imse.com.tr/
http://www.mentos.com.tr/
www.nilabellemacaron.com
http://www.porland.com.tr/ 
http://www.pepsico.com.tr/
http://renklikolonya.blogspot.com/
http://www.selva.com.tr/ 
http://www.sokeun.com.tr/
http://www.tepekuleizmir.com/ 
http://www.tazemasa.com/ 
http://www.ugur.com.tr/ 
http://www.vivident.com.tr/ 
http://www.ykm.com.tr/kurumsal/ 
www.cheetos.com.tr
www.liptonicetea.com.tr
www.tropicana.com 
www.fritolay.com.tr 
www.martiyayinlari.com
www.bademmutfak.com



- Uğur Mikrodalga Fırın
- İnanlı Yapı (Eski İzmir Caddesi No : 319 Karabağlar / İzmir Tel: 02322261088)dan 2 kişiye hediye çeki (biri benim oldu..:) )
- İMSE'den 5 kişiye yemek kursu
- Bademmutfak'tan 3 kişiye butik çikolata kursu
- Emsan'dan 4 adet döküm tava
- Evim.net'ten 4 adet blendır seti
- Ar-yıldız'dan 3 adet hediye
- Porland'dan 5 adet porselen sahan
- Dr Oetker'den 5 adet kek kalıbı
- Feast'ten 4 adet şemsiye, kitap ve çanta
- Söke Un'dan Aydan Üstkanat'ın "Artmazsa Yetmez" adlı kitabı
- Gurmereyon'dan 5 adet mutfak seti
- Martı Yayınları'ndan 10 adet kitap
- Chado'dan 25 adet değişik çeşitlerde aromalı çay
- Ekofit'den (Simon Levent kahve, Fior di Frutta reçel,  Nocciolata fındık kreması, Green Dream çikolata, Le Pain des fleurs markalı organik ürünler)
- Tazemasa'dan 4 adet bakliyat...

Sponsor hediyelerimize gelince..
 Söke Un ve Selva Makarna..

 YKM Home ile kırmızı bereket narımız oldu..
 
 Her tür tuzlarıyla Estuz ...
 
 Çiğneye çiğneye bir hal olduk :))
 
 Bulguru gerçekten çok lezzetli hele kitabındaki bilgiler daha da güzel.. teşekkürler...


 Fairy
 
 Değişik ve güzel lezzetler..
 
ve Dr. Ötker..
 
Bu güzel günde, tüm sıkıntılarını bir kenara bırakıp gelip güzel fotolarımızı çeken Figen arkadaşımıza ayrıca çok teşekkür ederiz. Eline gözüne sağlık Figencim..http://www.figenkaravas.com/
 
Yeni komiteye şimdiden başarılar diliyorum.. Çok işleri var çookk :))
 
Yeni toplantıyı iple çekiyorum..
 
Bu arada bloğa yazmayı da özlemişim.. Daha sık sizlerle olmalıyım..
 
Sağlıklı, mutlu günlere..
 
 
 
 




Balıkkeyfi.com :)

Bir gün bir telefon geldi. Emine Hanım beni arıyormuş. Yeni bir web sayfasının tanıtımını yapacaklarmış, diğer bloger arkadaşlarımıza ulaşabilir miymişim, haber verebilir miymişim?? elbette dedim. Yenilikleri izlemenin, öğrenmenin zararlı olduğunu hiç görmedim. En kötü ihtimalle işe yaramıyorlar.. Olsun, benim gibi bir bilgi çöplüğüyseniz her tür bilgi ilginizi çekebilir... Hemen geliyorum dedim. Hatta eşim ve arkadaşımız Hakan Abi'yi de haberdar ettim ve birlikte gittik.

Emine Hanım, bizi çok sıcak karşıladı. Sunumda bazı aksilikler olduysa da bu değişik bir web sayfası..

Mantığı şöyle işliyor.. Canınız balık yemek istediğinde bu siteye giriyorsunuz, bulunduğunuz bölgeyi seçebilir veya bütün indirimli restoranlara bakabilir, balık hakkında çeşitli bilgilere ulaşabilirsiniz.

Restoranlar, balikkeyfi.com'a değişik oranlarda indirim sunmuşlar. Böylece gitmeden önce ne yiyeceğinizi ve ne kadar ödeyeceğinizi biliyorsunuz. Süprizlere son anlayacağınız..

Keyifli bir site..

Lansman gecesinde, üye balık restoranlarından ürünlerle ağırlandık. Safranlı, karidesli, curryli pilav ve hellime sarılı levreği çok tuttuk.. Ürünlerin üzerlerinde hangi restorana ait olduğunu gösteren küçük etiketli kürdanlar da vardı.

Yolunuz açık olsun balikkeyfi.com...    http://www.balikkeyfi.com/

Bizlere de afiyet olsun..